Can Emir

Örümcek Adam mı Bursa mı?

28 Ağustos 2019 Çarşamba, 16:43

Soru ilginç, değil mi?

Örümcek Adam ile Bursa hangi kriter doğrultusunda kıyaslanabilir ki?

Marka değeri ve pazarlanabilir katma değer açısından Türkiye'nin en önemli şehirlerinden birisi ile bir çizgi karakteri kıyaslayalım mı?

Örümcek Adam, ilk olarak 1962 yılında karşımıza çıkıyor. Dünya Savaşı sonrası yaratılan süper kahramanlardan. Küresel bir mit haline gelmesi çok zaman almıyor. Çünkü karakterini oluşturan, yani marka vaadi olarak yorumlayacağımız kavramlar evrensel değerler ile örtüşüyor. İyi olmak, mütevazı olmak, adalet, kötülere karşı harekete geçmek. Yani karakter bir marka konumlaması ile başlıyor hayatına. Kurallara uyan, fazla sağduyulu örnek bir karakter olarak yaratılıyor. Örümcek 57 yaşında bir delikanlı. Kıyaslamanın diğer tarafına geçelim. Bursa, Örümcek'e göre oldukça tecrübeli, MÖ 3. yüzyılda Prusias tarafından kuruluyor. Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyete şahitlik yapıyor.

Şimdi kıyaslamamıza, ürettikleri içerik ve katma değer açısından devam edelim. Öncelik bu sefer Bursa'nın. Doğal güzellikler, göller, dağ, deniz, kaplıca, tarih, sağlık, spor, hanlar, İpek Yolu, İznik, kurucu padişahlar gibi sadece birisinin olması ile dünya çağında değer olabilecek potansiyele sahip. Örümcek Adam ise radyoaktivite mağduru bir örümceğin ısırdığı ergen bir muhabir. Kıyaslamada Bursa önde gibi duruyor ama hiç de öyle değil. Bilinirlik, marka değeri ve pazarlama açısından baktığımızda bir çizgi karakter ve içerik yönetimi ile neler başarıldığını görürken; vizyonsuz yöneticilerin Bursa'yı marka olmaktan ne kadar uzaklaştırdığını göreceğiz.

Bursa'nın markalaşma çalışmasının esas sorumlusu Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne göre belediyenin gelir bütçesi; 2 Milyar 550 milyon TL. Örümcek Adam'ın bir yıllık lisanslı ürün geliri 8 Milyar TL. 3 milyonluk bir şehir ile çizgi karakterin sağladığı ciro. Marka değerinin yaşamsal öneminin altını çiziyor. Hedef kitleye uygun içerik ve marka yönetimi ile olmayan bir karakterden milyarlarca USD ciro yapman bir yaklaşım ile 5 medeniyete merkez olmuş bir şehri markalaştırmayan bir düşüncenin aynı dünyada yaşıyor olması ironik değil mi?

Başka bir sayı ile devam edelim. Bursa'nın marka değeri ölçüldüğünde, 15 milyar 769 milyon USD değeri çıkıyor.

Araştırma detayları için enbursa.com'un şu haberine bakabilirsiniz.

İŞTE BURSA'NIN MARKA DEĞERİ VE MARKA GÜCÜ

Bütün gelirleri ve değerleri ile marka değeri olarak bu rakama ulaşan Bursa, hayali bir karakyer olan Harry Potter ile aynı marka değerine sahip. Yani küçük büyücünün anlattığı hikayenin ekonomisi Bursa'nın anlattığına eşit.

HAYAL GÜCÜ EKONOMİSİ

Yeni nesil pazarlamanın temel bir kuralı var, içerik geliştir, hikaye anlat. İşte Örümcek Adam bunu yapıyor. Hedef kitleyi anlıyor. İçerik üretiyor. Topluluk yaratıyor. Sonra ürün geliştirip ciro yapıyor. Sadece filmlerden değil, video oyunlarından, ayakkabılardan, tişörtlerden, kalemlerden, çantalardan da ekonomi yaratıyor. Büyük bir telif ve lisans ekonomisi oluşturuyor. Hayal gücü ile dönen bir ekonomi. Fikrin, hayalin ve girişimin katmadeğer yarattığı bir ekonomi. Bu sırda Bursa marka değerini kaybetmeye devam ediyor. 15 yılda değişen turist profili bunun kanıtı. Çünkü hikaye yaratmayı bırakın var olanı anlatamıyor. Sadece İznik ve biraz hayal gücü ile dünya çapında marka olabilecekken inadına yok olmayı tercih ediyor. Daha doğrusu vizyonsuz, yeteneksiz yöneticilere markasını emanet ederek bunu yapıyor. Sadece avm gezip dondurma yiyen Körfez bölgesi turisti yerine nitelikli turisti çekecek olan İznik Müzesi 6 yıl kapalı kaldı! Bir yanda hayal gücü ekonomisi ile kanat takanlar bir yanda kendi değerlerini yok edenler.

Bu yüzden Örümcek Adam Bursa'dan daha büyük. Yarattığı değer ve sunduğu içerik ile dünyanın her yerinde ekonomi üretiyor. Pazarlamanın temel konusu katma değer sağlamak. Fenomene dönmek. Bunu sağlamak için de ihtiyaç duyulan ilk şey hayal gücü. Hayal gücünü desteklemek uluslar arası markalar yaratmamızı sağlamanın ilk adımı. Yoksa küresel ekonomik sistemde pasif oyuncu rolü ile oynamaya devam edeceğiz

Pazar ola

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar