Cennet Yüzer Cankılıç

Ben demiyorum, Cüppeli Hocam diyor!

15 Eylül 2020 Salı, 18:47

İlim irfan sahibi hocalarım kusura bakmasın. Ahmet Mahmut Ünlü, yani nam-ı diğer Cüppeli Ahmet Hoca'yı tek geçerim. Katıldığı TV programlarında söylediklerinin geneline gülüp geçiyoruz, tiye alıyoruz ama bazen de bu hoca doğruyu söylüyor. Bozuk saat bile günde 2 defa doğru vakti gösterir.

İşte onlardan biri. İki gün önce bir arkadaşım video attı.

Diyor ki Hoca:

"Emniyetteki tesbitlere göre Ramazan ayında suç oranı düşük oluyor. Yani, kapkaç, gasp, hırsızlık gibi şeyler Ramazan'da az oluyor. Bu da hırsızların Müslüman olduğunu gösteriyor. Bu hırsızlar, gaspçılar, kapkaççılar demek ki Müslüman; gavur olsa durmaz ki, tam gaz devam eder. Yani bu Müslümanların da yapmadığı, yemediği nane yok. Niye azalıyor o zaman, gavur olsa azalır. Bu da ince bir mesele..."

Hadi biz kıt dini bilgilerimizle dışarıdan ahkam kesiyoruz da bakın içlerindeki hoca kendi söylüyor:

"Müslümanların da yapmadığı, yemediği nane yok!.."

Ne kadar pislik varsa buralardan çıkıyor.

12 yaşındaki küçük kıza cinsel istismarda bulunan sözde tarikat şeyhinden sonra şimdi de üfürükçü hoca pisliği çıktı. Sapık yakalandı ama, o mide bulandırıcı görüntüler hala sosyal medyada ilk sıralarda dönmeye devam ediyor.

Geçen hafta yazdım. Yineliyorum:

"Mübarek, sanki ne kadar Allah'ın kaçının, sakının dediği durum varsa hepsi bu sahte şeyh, şıh, hacı hoca takımı ile sözde tarikat, cemaat, vakıf gibi adlarla anılan çıkarcı gruplar etrafında toplanmış.

Küçük çocuklara cinsel istismar bunlardan çıkıyor, kadına taciz ve şiddet bunlardan çıkıyor, küçük yaşta evlendirme bunlardan çıkıyor, çok eşlilik bunlardan çıkıyor, devlet içinde devlet yapılanması bunlardan çıkıyor, devlete kafa tutma bunlardan çıkıyor, din adı altında dünyevi işlerde holdingleşme bunlardan çıkıyor, yabancı istihbarat servislerine ajanlık bunlardan çıkıyor, iktidarı devirme bunlardan çıkıyor, siyasete adam verme bunlardan çıkıyor, medya üzerinden algı yönetimi bunlardan çıkıyor, ülkeyi işgal girişimi bunlardan çıkıyor, TBMM'yi bombalama da bunlardan çıkıyor... Ne ararsan var."

'ÇÖP TOPLAMA İŞİ İLÇE BELEDİYELERİNİN'

İki gündür bu köşede Türkiye'nin konuştuğu erken seçimin aslında beklenildiği gibi genel seçimler üzerine değil, yerel seçimler üzerine kurgulanma olasılığını içeren "iddiayı" dile getiriyorum.

Külliye'ye dayandırılan Ankara kaynaklı bu iddia üzerine pek çok "olurdu, olmazdı" yönünde siyasi değerlendirmeler geldi.

Ben de bunun üzerine dünkü yazımda şöyle bir ibarede bulunmuştum:

"İstanbul'da 26 yıl aradan sonra yeniden çöp dağları görüntüleri ile su tankerleri önündeki uzun kuyrukları ve ellerinde bidonlarla su taşıyan vatandaşların görüntülerini hatırlatmak isterim.

Bunlar toplumsal hafızaya kaydoldu mu? Evet"

Yazım üzerine sol kesimden görüşlerine önem verdiğim CHP'li bir arkadaşım aradı. Teknik bir düzeltme yapmak istediğini söyledi ki, bu konuda çok haklı. Benim de gözden kaçırdığım bir detaydı.

Dedi ki:

"Çöp toplama işi büyükşehir belediyelerinin görevi değil, ilçe belediyelerinin görevidir. Bursa'da da bu böyle. Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da çöp dağlarının yeniden CHP belediyeciliği ile gündeme geldiğini söylediğinde de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu çıktı ve çöp toplama işinin büyükşehir belediyesinin değil, ilçe belediyelerinin görevi olduğunu belirtip 'İstanbul'da 24 tane AKP'li, bir tane MHP'li, 14 tane CHP'li belediye var. Hangi ilçeden böyle bilgi almışsa Sayın Cumhurbaşkanı, bizi de bilgilendirirse, gidip o dağları görelim, tedbir alalım' yanıtını verdi."

CHP'li arkadaşım son olarak da "Ben de dile getirdiğin iddianın siyaseten olabilme ihtimalini her zaman görüyorum. O yüzden bu ihtimali kesinlikle kestirip atmıyorum. Ama AKP iktidarının halka anlatmaları anlamında çok zor gördüğümü belirtmeliyim. Halk her şeyi görüyor ve biliyor" dedi.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar