Cennet Yüzer Cankılıç

Eskiden olsa Ağar 'siyasete ayar çekiyor' derdim...

23 Aralık 2019 Pazartesi, 23:32

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, "Yeni kurulacak partileri mutlaka vazgeçirmek lazım. Aksi taktirde çok ağır sonuçları olur" sözleri ile ne demek istedi?

Ağar, bu sözleriyle Erdoğan ve partisine mi destek çıktı?

Yoksa...

Türk siyaseti açısından tehlikeli bir öngörü de mi bulundu?

Siyasi değerlendirme yapacak olursam, "Her ikisi de" derim.

Zira şu süreçte Erdoğan'ın bekası eşittir Türkiye'nin bekası demektir.

Kabul etmek lazım, içinde bulunduğumuz siyasi konjonktür, Erdoğan ve partisinin iktidarda kalmasını gerektiriyor ya da milliyetçi muhafazakar cephe olarak adlandırılan Cumhur İttifakı'nın.

Eğer Ağar, bu cümleyi 23 Haziran 2018'den önce, yani Parlamenter Sistem içinde söylemiş olsaydı, işte o zaman "siyasete müdahale ediyor" diyebilirdik. Ki, o zaman yapacağımız eleştiri de haklı olarak"yeni parti kurulmasını önlemek demek demokrasiye set çekmek ve çok sesliliğin önünü kapamak, seçmenin iradesine ket vurmak demek" anlamı taşıyacaktı.

Ancak;

Şimdi öyle değil.

İçinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yürütmenin istikrarı için yüzde 50+1'i mecburi kıldığı için 0.5'lik partilerin dahi büyük önemi oluyor.

Bu da beraberinde 2'li veya 3'lü ittifakların sayısını küçük küçük partilerin de eklenmesiyle büyük bir çatı haline getiriyor ki, işte orada seçimlerden sonra oluşacak yeni hükümette koalisyon görüntüsünde büyük siyasi sıkıntılar ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Halen Cumhur İttifakı'nın ikinci büyük ortağı MHP, hiçbir şekilde hükümette yer almak istemedi, ama bu sonraki hükümet dönemlerinde başka partilerin yer almayacağı anlamına gelmiyor.

Hali hazırda önümüzdeki seçimlerde AK Parti dahil olmak üzere mevcut veya bundan sonra kurulacak hiçbir partinin tek başına iktidara gelmesi mümkün olamayacağı için Mehmet Ağar'ın da söylediği gibi büyük partiden parçalar koparmanın çok sesliliğe belli katkısı olacak, ama Türkiye'ye kısa ve orta vadede yararından ziyade zararı olacağı aşikar!..

Çünkü, AK Parti'nin parçalanmasından ziyade içeride ve dışarıda yaşadığımız şu zorlu süreçte bütünleşip güçlenmesine, ülkenin ekonomik ve demokratik sıkıntılarını çözmesine ihtiyaç var. Siyasi çalkantıya ve kaosa değil.

SİYASETİN NABZI ARTIK TOPHANE'DE ATIYOR!

O'nu 90'lı yıllardan itibaren DYP Osmangazi ilçesinin parti il müdürü olarak tanıdık. Sonra adeta parti ile özdeşleşti. Temsilde öyle vefalı çalıştı ki, neredeyse ilçe başkanı gibi ağırlığı oldu. Ardından Harun Akın ve ekibiyle beraber AK Parti'ye geçti ve uzun süredir burada taban siyaseti yapıyor.

Kim mi?

Erol Karabayır'dan bahsediyorum. Siyasette ve çevresinde sevilen sayılan biri. Tam bir Bursa sevdalısı. Siyaseten de eskilerin deyimiyle kulağı deliklerinden.

Nereye giderse gitsin etrafı hiç boş kalmıyor. Herkeste hatrı var.

Şimdi de "Tophane Simitçisi" olarak Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri'nin tam önünde Tophane Parkı'nın kapısında simit arabasıyla siyasetin nabzını tutuyor.

Benim simit sevdiğimi bildiği için geçen gün davet etti. Kendisiyle sohbetimize çevredeki esnaf da katılınca ortaya gerçekten çok güzel siyasi tesbitler ve değerlendirmeler çıktı. O'nun sayesinde çevredeki esnaf da sesini duyurabilmenin keyfini çıkarıyor diyebilirim.

Dedim ya hiç boş kalmıyor diye. Benden sonra da Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar uğrayarak "hayırlı olsun" temennisinde bulundu.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar