Cennet Yüzer Cankılıç

Hani Şehir Hastanesi rantabl değildi?

18 Şubat 2020 Salı, 23:02

Açışılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 4 Ağustos 2019'da yapılan Bursa Şehir Hastanesi son dönem yatırımlarında yer seçiminden dolayı en çok tartışılan sağlık hizmetlerinin başında geliyor.

Nilüfer ilçesinin Doğanköy mevkiinde İstanbul-İzmir Çevreyolu üzerinde kurulu bulunan hastane büyük bir kompleks. İçinde 6 hastaneyi barındırıyor. Toplam bin 655 yataklı. Günlük 2 bin 110 acil hastaya müdahale ile günlük 36 bin 200 hastanın sirkülasyon kapasitesine sahip.

Toplamda 4 bin 500 medikal istihdamı barındırıyor.

Neredeyse 24 saat çalışan fabrika gibi...

Bu haliyle sadece kent hastanesi değil, Bilecik, Yalova, Kütahya, Balıkesir'in de içinde bulunduğu bölge hastanesi olarak 6.5 milyonluk interlanda sahip.

Hastanenin yapımında büyük emeği bulunan eski Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, açılış öncesi biz basın mensuplarına hastaneyi gezdirirken, buranın normal bir devlet hastanesi olarak algılanmaması gerektiğini söylemiş ve demişti ki:

"Her başı ağrıyan, burnu akan buraya gelmesin. Burası son 5. basamak sağlık hizmetinin verildiği yer. Ondan önce aile hekimlerimiz var. Sonra kamu hastanelerimiz, sonra dal hastanelerimiz, sonra üniversite hastanelerimiz ve en son eğitim ve araştırma hastaneleri olarak kabul ettiğimiz kompleks bölge hastaneleri, yani Şehir Hastanelerimiz var."

Nitekim sonrasında kent içindeki kamu hastanelerinin yetersizliğinden olsa gerek, her başı ağrıyan, burnu akan benim gibi midesi yanan buraya gelmek isteyince doğal olarak ulaşım engeliyle karşılaşıyorsunuz ki, şikayetler de burada başlıyor.

"Neden böylesine büyük bir yatırım bu kadar uzağa yapıldı?"

"Hastalar gidemiyor, o kadar büyük yatırım boşa mı yapıldı?" vb...

Alakası yok.

Hepsi şehir efsanesi.

Çünkü önceki gün Dr. Murat Ünal'la beraber İşletmeci Rönesans Grubu'nun yan tedarikçilerinden Sofra Grup'un Entegre Sağlık Tesisleri Direktörü Aydın Yarıcı'yı ziyaretimizde gördük ki bu dev kompleks arı kovanı gibi işliyor.

Kimse bana buraya ulaşılamadığını ve hasta sayısının az olduğunu söylemesin. Kayıt başvuru banklarının önü insan yığını, polikiliniklerde izdiham. Emar, ultrason gibi tıbbi görüntülemeler için neredeyse bir ay sonrasına randevu veriliyor.

Aydın Yarıcı, hastanenin yerinde ve nitelikli bir sağlık yatırımı olduğunu belirtmek için bize kendi alanıyla ilgili birkaç rakam verdi. Bunlar bile hastanenin işlevselliğine dair büyük kanıt.

Günlük 10 bin hasta ayakta tedavi hizmeti alıyor. Günlük 3.5 ton çamaşır yıkanıp, temizleniyor. Günlük 9 bin kişilik yemek çıkıyor ki tamamen özel yazılımla hastaya özel menü. Günlük 400 engelli hastaya başında yakını olsun olmasın asistan hizmeti veriliyor.

Aydın Bey'e sordum:

"Çin'deki koronovirüs salgınınında Çin büyük karantina hastaneleri yaptı. Bizim böyle karantina hastanelerimiz var mı ya da çevrilebilir mi?"

Gülerek, "Burası. Türkiye'deki tüm şehir hastaneleri olası salgın durumunda karantina hastanesi özelliğine göre yapıldı" dedi.

Yani bu kadar uzakta yapılmasının ana sebebi. Kent içi ulaşıma uzak ama çevre yolu itibariyle bölgenin tam kesişme noktasında.

Söz salgın hastalıktan açılmışken geçenlerde başıma gelen ilginç bir olayı da aktarmak istiyorum ki, kriz dönemlerinde piyasa vurguncuları daha iyi anlaşılsın.

"Biz alt hizmetlerde tedarikçi firma olduğumuz için işimiz gereği maske kullanıyoruz. Sık sık piyasadan toplu alımlar için fiyat teklifi alırız. Koronavirisden dolayı piyasalarda maske sıkıntısı yaşandığına dair duyumlar da var. Her zaman tanesi 8 liradan teklif aldığımız bir firma 75 lira teklif verdi. Şok olduk. Allah'tan piyasa araştırmamızda 8 liradan bulduk hemen aldık."

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar