Cennet Yüzer Cankılıç

İktidarda CHP de olsa komşularımızla aramızı açardı!..

08 Ocak 2020 Çarşamba, 23:06

AK Parti'nin en çok eleştiri aldığı konuların başında"komşularımızla sıfır sorun" politikasının rafa kaldırılmış olması geliyor.

Pek de haksız sayılmazlar.

Çünkü salt oturduğumuz yerden "2002'den öncesi ve sonrası" kıyaslaması bu görüntüyü veriyor.

AK Parti iktidara gelmeden önce sınır komşularımızla güllük gülistanlık ilişkilerimiz vardı. Hatta bu sıcak ilişkilerimiz sınırlarımızla da sınırlı olmayıp, okyanus ötesinde stratejik ortağımız (bu tanımı çok seviyorum) ABD'ye, Balkanlar ötesinde AB ülkelerine kadar uzanıp gidiyordu.

Ne olduysa 2002'de iktidarın el değiştirmesiyle oldu (böyle yazıyorlar ya...).

Kamuoyundaki algı aynen şöyle:

"Rusya sanki bize daha yakın.

Dünün azılı komünistleri bugün oldu Amerikancı, dünün faşistleri bugün oldu Rusçu. Bkz. Ülkücüler ve MHP'liler (Yaşasın Bahçeli-Perinçek kardeşliği!).

Uçakla 11 saat uzaklıktaki Çin bile bize "gül" gönderir oldu!.. Şimdi bana sorsanız ki "Çin'e mi gitmek istersin, ABD'ye mi?"

Cevabım tabii ki Çin olur!

Din kardeşlerimiz Afrika ve Ortadoğu ülkeleri, Osmanlı'nın çöküş dönemindeki gibi sırtımızdan hançerlerken, ezeli din düşmanımız İsrail neredeyse yanlarında "uysal ak kedi" durumunda kaldı!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Filistin devlet başkanlarının karşıtlığını yazmaya bile gerek duymuyorum.

Elimizde Avrupa'nın ortasından Macaristan, Arap yarımadasından Katar, karşı denizden Arjantin, Brezilya kaldı. Balkanlar'da küçük bir kesim ile kadim kardeşlerimiz Türki Cumhuriyetleri'nin dik duruşları tüm bunların dışında.

İyi ki varlar... Türkün Türk'ten başka dostu yok, atasözü sanki bizler için söylenmiş!..

Evet, dış politikada OTURDUĞUMUZ YERDEN görüntü bu. Eğer bir de AK Parti karşıtı iseniz işte o zaman"Ohh değme eleştiri keyfine, kaymak üstü bal misali vur da vur... "

Da...

Durum hiç de göründüğü gibi değil. Yönetmek, siyasetin dışında devletçiliği getiriyor.

Dünya son 20 yıldır büyük bir değişim rüzgarı içinde. Afrika, Ortadoğu ve Asya üçgeninde kartlar yeniden karılıyor. 100 yıl önce Osmanlı'nın çöküşü ile masa başında kurulan yeni devletçiklerde sınırlar yeniden çiziliyor, yeniden diktatörler değiştiriliyor, halk ayaklanmaları düzenleniyor. İsyanlar, darbeler, suikastlar, terör örgütleri, siyasi ve sosyal dernek kuruluşları olarak tabir edilen STK'lar, misyoner faaliyetler, cemaatler, tarikatlar, partiler vs. gibi maşalar ve çok uluslu şirketler vasıtasıyla yürütülen bu yeni düzen kurma çalışmalarının adına da Arap Baharı, demokratikleşme, özgürleşme hareketleri deniliyor.

Bu yeni akım dünya düzeni planları içinde Türkiye'nin güneyinde bir sözüm ona Kürt devleti kurulması var. Yeni plan AK Parti'nin iktidara gelmesiyle sahneye kondu. İster beğenin ister beğenmeyin, hangi iktidar ülkesinin bölünmesine, parçalanmasına destek çıkar veya görmezden gelir. Çok net olarak söylüyorum. Bugün değil AK Parti, iktidarda Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığındaki CHP'de olsa dış politikada aynı yolu izlerdi.

Ayrıca Türkiye, hep eleştirildiği gibi kavgacı, hırçın, savaşçıl politika uygulamış olsa idi, bugün savaş çığırtkanlığı yapan İran, ABD-Rusya üçgeninde Cumhurbaşkanı Erdoğan ikili görüşmeler yapıp, diplomasi trafiğini yürütür müydü?

Türkiye güvenilir ülke olmasa, taraflara itidal uyarısında bulunup, ortamın yatışması için kilit ülke durumuna gelir miydi?

Madem sordum, cevabını da ben vereyim:

- Elbette hayır!..

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar