Cennet Yüzer Cankılıç

'Nefes Kredisi'ne cevap TOBB Üyesi ve BTB Başkanı Matlı'dan geldi!

23 Mart 2020 Pazartesi, 23:11

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, üyelerine destek olmak amacıyla bir dizi önlem paketi hazırlığında olduğunu belirterek, "nefes kredisi" vereceklerini açıklamıştı. Ben de bunun üzerine Pazar günkü yazımda 2018 genel seçimleri öncesinde de BTSO tarafından böyle bir nefes kredisinin devreye girdiğini, benim gibi binlerce işletmenin vergi, SSK borcu olmadığı halde sırf kredi kartı düzensiz ödemesinden dolayı faydalanamadığını yazmıştım.

Aynı olumsuz durumun bu sefer de yaşanıp üyelerin mağdur olmaması için "BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın dikkatine" başlığıyla çağrıda bulunmuştum.

Çağrıma cevap BTSO yerine Bursa Ticaret Borsası'ndan geldi.

Aynı gün önce sabah saatlerinde Ticaret Borsası'ndan bir yetkili arayarak, benden yaşadığım durumla ilgili bilgi aldı. Dedi ki;

"KOBİ'lere yönelik nefes kredisi ile diğer destek çalışmalarını TOBB yapıyor. Daha önce de böyle şikayet almıştık. Bununla ilgileneceğiz."

Ardından TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı ile görüştüm. Yazımı okuduğunu söyleyerek, "O dönemde işletmelere böyle bir kredi desteği sağlandı. Bir miktar Borsa bir miktar Ticaret Sanayi Odası teminatında, ama sonradan çarpan etkisi oluşturdu ve bankalar maalesef kendilerini korumak için katı kurallarını devreye soktular" diye konuştu.

Matlı'nın bu sefer de binlerce işletmenin aynı duruma düşmemesi için bankalarla gerekli istişareyi çalıştıracaklarını da belirtmesi biz küçük işletmeler için sevindirici. Demek ki sesimizi duyan varmış.

Matlı ile görüşmemizde koronovirüs tedbirleri kapsamında ekonomide yaşanan ve daha şimdiden ciddi boyutlara varan daralmayı da enine boyuna konuştuk. Hazır TOBB Yönetim Kurulu Üyesini bulmuşken, peş peşe sorularımı yönelttim.

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta Çarşamba günü açıkladığı ekonomik istikrar paketinin bir anlamda mimarlarından. TOBB olarak çalışmayı onlar yaptılar.

Dedi ki:

"Biz virüs salgını ülkemizde görülmeden evvel dünyada meydana getirdiği tahribatı yakından takip ediyorduk. Zaten ihracat yapan firmalarımız bu virüsün görüldüğü ülkelerin içine kapanmasından dolayı çok önceden sıkıntı yaşamaya başlamışlardı. Bizde de görüldüğü andan itibaren süreç hızlı işledi ve pek çok sektör okulların tatil edilmesiyle birlikte hem kendi elemanını hem de müşterisini riske sokmamak için işletmesine ara verirken, pek çoğu da biliyorsunuz zoraki kapatıldı."

Matlı devamında Bursa iş dünyasının nabzını doğrudan Hükümete yansıttıklarını söyledi:

"Dolayısıyla iş dünyası olarak en çok etkilenen illerin başında geliyoruz. Bizler Bursa'da bu tedbirler kapsamında kapanan işletmelerle diyalog halinde olduk ve yaptığımız birebir görüşmeler, değerlendirmeler doğrultusunda ne gibi destek çalışmasında bulunabiliriz' taleplerini aldık ve doğrudan TOBB'a götürdük. Tüm illerin borsa ve ticaret ve sanayi odalarından gelen taleplerle birlikte 70 maddelik bir öneri paketi hazırladık ve bunu Hükümete sunduk."

Matlı ile konuşmamda istikrar paketinin aslında bir başlangıç teşkil ettiğini, içinde 10 maddenin TOBB'un önerileri olduğunu, diğerlerinin de süreçte devreye girmeye başlayacağını öğrendim. Hatta teker teker devreye girmeye de başladı.

Çünkü bildiğim kadarıyla hafta sonu yapılan açıklamada icra ve haciz uygulamaları ertelenirken, yine çek ve senetlerle ilgili bir düzenlemeye de gidildi ve dün sabah da 3 kamu bankasının başlattığı tüketici kredileri ile kredi kartı borçlarının ötelenip yapılandırılması haberleri bu anlamda bir nebze de olsa piyasaları rahatlatan açıklamalardı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bu 3 kamu bankasının diğer özel bankalara örnek olmasını istediğini belirterek, onları da bu desteğe davet etmesiyle 2 banka da bireysel müşterileri için bu düzenlemeye gittiğini açıkladı.

Sırada ne gibi ekonomik destek var? Derseniz...

Onları da hep birlikte zamanı gelince göreceğiz.

Ama şunu diyebilirim ki Bursa iş dünyasının sesini duyan böyle güçlü örgütlerin olması gerçekten bu sıkıntılı süreçte yalnız olmadığımızı gösteriyor ve işletmelere güven veriyor. Ekonominin istikrarı için zaten birinci unsur "güven" değil mi?

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar