Cennet Yüzer Cankılıç

Tabip Odası'nda 'sol' hakimiyetin karşısında bir cesur yürek!

23 Temmuz 2020 Perşembe, 21:17

Bursa Tabip Odası, kurulduğu 1960'lı yıllardan bu yana diğer meslek odaları örgütlenmesinde olduğu gibi genelde sol tandanslı düşünceye sahip hekimler tarafından yönetildi. İlk defa bu makus zinciri 2002 yılında Dr. Murat Ünal 'ın başkanlığındaki sağ tandanslı ekip kırdı. Bu ekibin liderliğini de Bursa'da hala günümüzde tıp camiasınında marka isim olarak bilinen, siyaset ve sosyal camiada da tanınmış etkin isimlerden Prof. Dr. Oktay Gözü, Prof. Dr. Rıdvan Ali, Prof. Dr. Mahmut Yavuz, Mustafa Tünay, Nuri Daştan, Ahmet Özkul, Ahmet Gülen, Mustafa Esgin yapmıştı.

Sol tandanslı hekimlerin "Çağdaş Hekimler Grubu" olarak birliktelik kurdukları için sağ tandanslı hekimler de kendilerini "ironi" olsun diyerek "Çağdaş Olmayan Hekimler Grubu" olarak adlandırmıştı. Bu ekip Dr. Murat Ünal'ın başkanlığında 2 dönem BTO yönetiminde bulundu.

O dönem sadece tıp camiasında değil, Bursa kamuoyunda da çok ses getiren heyecanlı ve bol hararetli, kulisle, yakın markajlı, bol vaatli 2002'deki liste yarışında sağ tandanslı grup 14 oy farkla seçimi kazanırken, 2004 yılındaki seçimlerde bu farkı tam 400 oy çıkarmışlardı.

Yönetimin başarısı 3. dönem de yine bu grubun içinde Onur Kurulu Üyesi olarak yer alan Dr. Yılmaz Özen'i başkanlığa taşıdı. Ancak Özen'dan sonra yani 2008'den sonra Bursa Tabip Odası'nda yönetim bir daha bırakın sağ düşüncenin hakim olmasını, sağdan bir hekim bile çıkıp da "adayım" deme cesaretini gösteremedi.

***

Elbette meslek odaları siyaset yapmamalı. Elbette, partilerin arka bahçeleri görüntüsünü vermemeli. Elbette ideolojik bakış açısına sahip olmamalı. Katılıyorum. Ama bizim ülkemizde meslek odaları, akademik odalar, hemşeri dernekleri ile iş dünyasındaki dernekler, birlikler, sendikalar da öyle, mesleklerinin dışında siyaset yapıyorlar ve özellikle de son 18 yıldır iktidara karşı muhalefet partilerinden daha çok muhalif tavır sergiliyorlar.

Bu gerçekten hareketle Bursa'da da bildiğim kadarıyla bugüne kadar genel kurullarını tamamlayan meslek odalarından sadece biri uzun dönemdir Necati Şahin'le başlayan ve Mehmet Albayrak'ın başkanlığında devam eden İnşaat Mühendisleri Odası sağ tandanslı yönetimin idaresinde. Hafta sonu seçimli genel kurula gidecek olan Bursa Tabip Odası da bu çoğunluğun içine katılmak için artık gün sayıyor.

Aslında 2008'den bu yana yönetimde sol görüşün yani Çağdaş Hekimler Grubu'nun hakimiyeti devam edecek dersek daha doğru bir saptama olur. Sadece Başkan ve yönetim listesi değişecek.

Halen odanın Başkanlığını Güzide Elitaş yapıyor. Bu dönem Çağdaş Hekimler Gurubu 'nun başkan adayı Alpaslan Türkkan. Listesini inceledim, gayet nitelikli isimlerden oluşuyor.

CESARETLİ ÇIKIŞI ALKIŞLAMAK LAZIM

2 gün öncesine kadar, Alpaslan Türkkan ve listesi tek idi.

Bir süredir çevresinde nabız yoklayan ve sağ tandanslı ekibin liste çıkarmasını umutla bekleyen Dr. Kamuran Çelik, bu kesimin sessizliğini, başını kuma gömüşünü ve elindeki gücünü kullanmayışının verdiği rehaveti bir kenara bırakarak, "adayım" deme cesaretini gösterdi.

Acil Tıp Uzmanı Dr. Kamuran Çelik'le dün görüştüm.

Adaylığı ile ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:

"Bursa'da üyesi olduğum meslek odamız kendilerini çağdaş hekimler olarak adlandırıyor ama antidemokratik uygulamada bulunuyorlar. Maalesef o kadar talebime rağmen üye listesini alamadım. Ama kendileri bu liste üzerinden çalışmalarını yapıyorlar. Odamızın ne kadar üye hekimi var onu bile bilmiyoruz. Üye sayımızın 3-4 bin arasında olduğunu tahmin ediyoruz. Yazık ki, meslek odamız da, mesleğimizin sorunlarına eğilmek yerine bir siyasi parti gibi ya da o partinin bir organı gibi çalışıyor. Ben bu anlayışın değişmesi için adayım. "

Dr. Kamuran Çelik, sonuç anlamında yönetim zihniyetini değiştirecek güce sahip olmadığının bilincinde. Ama bu yolda "ben de varım" demek davasına olan bağlılığını ve tarafını belli ediyor.

Ve bu cesaretli çıkışıyla da aslında kendisi gibi düşünen ama 12 yıldır sayısal anlamda güçlü olmalarına rağmen bir türlü kendi içlerinde birlik ve beraberliği kuramayan, "tek ses, tek vücut" olup meslek örgütüne bunu aksettiremeyen, buna rağmen her daim yönetimden şikayet eden hekim arkadaşlarına da bir anlamda "ben burdayım" diyerek örnek bir duruş sergiliyor.

Ve seçilemeyeceğini bile bile liste çıkarmak, karşısındaki güçlü rakipleriyle sandığa girmek hakikaten yürekli bir davranış.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar