Davut Doğru

Düşmanlarınıza dikkat edin, birbirinize düşman olmayın!

28 Kasım 2019 Perşembe, 00:11

Efendim, merhaba...

İşittiğimize göre, dijital mevkûtemiz enBursa'da yayımlanan ilk yazımız, efkârı umumiyede hatırı sayılır bir kabul görmüş. Okuyucularımız sanayi aleminin Turanköy civarlarında çevirmeye başladığı filmin devamını merak ederken, bazıları çekimleri henüz yeni başlayan filmden karelerin basına sızmasından pek bir rahatsız olmuş. Ekserisi bizim gazeteci milleti olmak üzere büyük bir çoğunluk da "Kim bu Davut Doğru? Bu zamanda ne doğrusu, ne doğruculuğu?" deyip dururmuş. Derler efendim derler... Haddi zatında kendilerine de denecek çok şey var ama biz şimdilik "Zarfa değil, mazrufa bakın" deyip geçelim.

Efendim, bu yazımızda biraz siyasete gireceğiz. Ama siyasette olmayan bir şeyden bahis açacağız: Vefa...

Memlekette, genel siyasetteki vaziyet neyse yerel siyasete de yansımış durumdadır. Maalesef Bursa siyasetinde dünden bugüne durum aynıdır. Sevgi göstermelik, saygı dostlar alışverişte görsün misalidir... Arkadan dolanma; Ali Cengiz oyunları, velhasılı kelam bin bir türlü vefasızlık hikayesiyle doludur.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Kendisini muhafazakar diye tanımlayan, sözde geleneklerine sonuna kadar bağlı, öz değerlerine saygılı AK Parti döneminde de böyle oldu. Mesela, Bursa'nın her şeyiydi Faruk Çelik... Ne yaptılar, ham hum şorolop Urfa'ya yolladılar.

Kim kazandı, kim kaybetti? Gidin Urfalılara sorun, size söylerler...

Faruk Çelik gitti, Bülent Arınç geldi. Ne dediler?

Kral öldü, yaşasın yeni kral!..

Dün Faruk Çelik'in etrafında pervane olanlar, ertesi gün acaba Bülent Arınç'la göz göze gelir miyiz, kürsüden bizi gözüne kestirir mi, ters köşe bir şey sorarsa hoşuna gidecek bir cevap verebilir miyiz, hesabına girdiler...

İşittiklerime bakılırsa bu siyaset cambazları şimdi de başka türlü oyunların içine girmişler. İki iyi dost ve iki genç siyasetçiyi birbirlerine düşürmeye çalışıyorlarmış. Üç kuruşluk menfaatlerini koskoca bir şehrin üzerinde görüp iki yol arkadaşını aynı yolda birbirlerine düşman haline getirmeye çalışıyorlarmış. İki genç siyasetçi de oyunu köhnemiş kurallarla değil, insanca oynamak istiyor, omurgalı duruşlarından taviz vermek istemiyorlarmış. Gelgelelim gençliklerinden kaynaklanan tecrübe eksikliğinden olsa gerek, en yakın gördükleri çalışma arkadaşlarının hırs dolu gayretkeşlikleriyle neredeyse düşman olmak üzerelermiş. Hatta olup bitenleri izleyenler Bursa'nın zirvesindeki bu ismi birbirlerine düşman biliyormuş!..

Şimdi...

Diyorsunuz ki Bursa'nın zirvesindeki bu iki isim kim?

Söyleyeyim, ama önce şu öğüdümü yaşıma hürmeten dikkate alacağınızı umut ediyorum:

Bu yola birlikte çıktınız, birlikte geldiniz, şimdi etrafınıza daha alıcı, daha keskin gözlerle bakın, size kimlerin, neler yaptığını ve yapmak istediğini bir gözden geçirin.

Sayın Ayhan Salman, beni tanımazsınız, gerek de yok, Doğrucu Davut diye bilin yeter!..

Sayın Alinur Aktaş, ilk yazımı sizin sözlerinizle bitirmiştim. Doğruydu o sözler çünkü. Tıpkı adım gibi...

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar