Esat Kaplan

esatkaplan@enbursa.com

AK PARTİ'de EYT defteri kapanmadı, çünkü...

06 Aralık 2019 Cuma, 21:35

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili son açıklamasında "Seçim kaybetsek de yokum! Arkadaşlarıma da söylüyorum; beni bu yola asla teşvik etmeyin" dedi.

Dedi ama bu açıklama EYT defterini kapatmadı! Özellikle de AK PARTİ içinde...

İktidar cephesinde, bazılarını benim de tanıdığım birçok isim var. Şimdilik açık seçik konuşmasalar da EYT konusunda adeta sağduyunun sesi gibiler. Çünkü soruna hem teknik, hem siyasi, hem de insani açıdan bakmak gerektiğinin farkındalar. O nedenle Cumhurbaşkanı gibi, Cumhurbaşkanı'nın danışmanları gibi ya da Çalışma Bakanı gibi kestirip atmak yerine soruna çözüm üretilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Başka deyişle, 10 kombinasyon yetmiyorsa 11'inci kombinasyona bakmak gerekir, diyorlar.

Görüşleri özetle şöyle:

Birincisi...

"Evet, erken emeklilik gibi popülist bir uygulama Türkiye koşullarında uygulanamaz. Ancak EYT, erken emeklilik meselesi değildir. EYT, çalışma yaşamına 8 Eylül 1999 öncesi girenler için oyunun kuralının bir gecede değişmesi, demektir!"

İkincisi...

"EYT'lilerin en önemli ve en öncelikli sorunu sağlık güvencesidir. Çalışamayan, iş bulamayan, neredeyse tamamı 45 yaş üstündeki EYT'lilere bu güvencenin sağlanması sosyal devlet olmanın gereğidir. Evet, hükümet yılda bir bunu sağlamaktadır. Ancak bu güvence kalıcı hale getirilmelidir."

Üçüncüsü...

"99'da çıkarılan yasa öyle bir kurgulanmış ki kimilerine 2 yıl, kimilerine 5-10 yıl, kimilerine 15 yıl ekstradan çalışma piyangosu vurmuş. Yani yıllar geçtikçe sorun hafiflemeyecek, aksine artacak. O nedenle yeni bir kademelendirme şart!..

Peki bu nasıl olacak?

1999 sonrasına bakalım: 99 sonrası işe giren kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli oluyor. Oysa halen yürürlükte olan bir uygulama var: Fiili hizmet zammı, yani yıpranma payı... Buna göre bazı kesimler 60 yaşında emekli olması gerekirken, 55-56 yaşında emekli olmuyor mu? Çalışan kadınsa, diyelim ki 3 doğum yapmışsa 2 yılda 6 yıl doğum borçlanmasıyla 58 yerine 52 yaşında emekli olamıyor mu? Oluyor! Demek ki 99 sonrası getirilen yaş şartında dahi bir esneklik var. O halde bir gecede emeklilik şartları değişen insanlara da bir esneklik yapılabilir. Tabii ki devletin bütçe imkanları çerçevesinde..."

Dördüncüsü...

"Milletvekili, fiili hizmet zammından yararlanıyor. Kaldırılmıştı, yeniden getirildi. Bu da kamu vicdanını yaralayan bir durum. Milletvekili 4 yıl erken emekli olabilirken, EYT'lilere de 2 yıl, 4 yıl, 5 yıl erken emekli olacaksın, demek bu kadar zor mu? Yapalım düzenlemeyi, erkeklere 52 kadınlara 50 diyelim mesela ya da kadınlara 48, erkeklere 50 diyelim... Uzmanların görüşlerine, bütçe imkanlarına göre..."

Beşincisi...

"EYT'liler görülmek istiyor, fark edilmek istiyor, muhatap alınmak istiyor. Konuya ciddiyetle yaklaşalım. Afaki rakamlar ortaya koymak yerine çözüm odaklı yaklaşalım. Meseleyi siyasi ağırlıkta tartışılmaktan çıkaralım."

Altıncısı...

"6 milyon EYT'li var. 1 milyonu Bağ-Kur'lu, 1 milyonu devlet memuru. Asıl sorunlu alan 4 milyon SSK'lı. Bugün bir düzenleme yapılsa zaten hemen herkesin emekli olması mümkün değil. Düzenleme yapsak ilk etapta 50 bin kişi ya çıkar ya çıkmaz. Sonuçta prim gününü doldurmak zorunda herkes... Dolayısıyla bu insanlara yeni bir hedef gösterelim, 50'yse 50, 52'yse 52... Ortasını bulmak gerek! Bu insanlar mağdur ve devletlerinden bir jest bekliyor. Haksızlar mı? Hayır... Buna ihtiyaç var, EYT'lilerin de bu morale ihtiyacı var."

Evet, EYT sorununa gerçekten vakıf olan iktidar mensuplarının görüşleri özetle böyle. Umalım ve dileyelim de sağduyunun sesi galip gelsin!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar