Esat Kaplan

esatkaplan@enbursa.com

Biz size hakikatleri anlatmaya çalıştık!

05 Eylül 2020 Cumartesi, 23:14

Tarih, 2 Kasım 2017...

Yer, Bursa Büyükşehir Belediyesi...

Büyükşehir Belediye Meclisi, tarihi bir oturuma sahne oluyor...

2014 yerel seçimlerinde ikinci kez Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilerek tarihe geçen Recep Altepe, bir de istifa ederek/ettirilerek tarihe geçmiş. Adalet ve Kalkınma Partisi, Altepe'nin yerine, uzun süredir "istemem, yan cebime koy" misali kendisini bu göreve hazırlayan Alinur Aktaş'ı layık görmüş. Tarihi oturum bu atamanın onayı niteliğinde. Oylama bitiyor, Alinur Aktaş başkanlık kürsüsüne otuyor ve çok önemsediğim şu sözleri sarf ediyor:

"Bursa'yı, Bursa'nın tüm dinamikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partileriyle, görüşü ve önerisi olan herkesle beraber yöneteceğiz. Benim danışmanlarım da bunlar olacak."

O günlerde enBursa.com yeni kurulmuş. İlkelerimizi ortaya koymuş, başlamışız yayına. Tek derdimiz adam gibi gazetecilik yapmak, eğriye eğri doğruya doğru demek... 21 Kasım 2017'de "Bursa'da son 10-15 yılın iki kelimelik özeti" başlıklı bir yazı kaleme almışım. Hikmet Şahin ile başlayıp Recep Altepe ile devam eden süreci iki kelimeyle özetlemişim: Hırs ve kibir...

Bir kabulünde, "Ortak akılla birlikte çalışacağız, birlikte başaracağız" mesajı veren, Merinos'taki tebrik mitinginde, "Değil 17 ay sonrasını, vallahi 17 gün sonrasını bile düşünmüyorum" diyen Alinur Aktaş için de şunları yazmışım:

"İşe son derece hızlı başlayan yeni Başkan, 17 ay sonrasını düşünür mü düşünmez mi bilmem. Benim bir kentli olarak kendisinden tek beklentim, 'ortak akıl' söylemini 'dar bir çevrede istişare' olarak değil, kent dinamikleriyle 'çoğulcu bir uzlaşma zemini yakalama çabası' olarak anlamlandırmasıdır."

Ancak olmuyor!..

Başkan Aktaş, özellikle de 31 Mart 2019 yerel seçim sürecine girilmesiyle birlikte "ortak akıl" yerine "eksik aklı", "çoğulcu uzlaşma zemini" yerine "kerameti kendinden menkul" dar bir kadroyu koyuyor. Bu ülkenin haksızlığa ve zulme maruz kalmış, hatta suikaste kurban gitmiş aydınlarına "hain" denmesinden Bursaspor gaflarına, Zafer Bayramını Ormancılık Haftasıyla bir tutmasından 19 Mayıs'ta Atatürk'ü unutmasına, küresel salgınla mücadelede - maskesinden suyuna -gereksinimleri bir türlü karşılayamamasına kadar onlarca icraat hep bu durumun eseri!..

Tıpkı enBursa.com'un şehir adına denetim görevini yerine getirmesine gösterilen tahammülsüzlük gibi...

enBursa.com'un son 10 aydır yayınlarını sürdürdüğü Ergünkent İnşaat ofisiyle ilgili Büyükşehir'in aldığı yıkım kararının hukuksal dayanaktan yoksun olduğu gün gibi açık. Ayrıntıları haber sayfalarımızda bulabilirsiniz. Ben sadece 13. yüzyıldan bir sesi hatırlatacağım size...

Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e nasihatini...

"Bundan sonra öfke bize; uysallık sana...

Güceniklik bize; gönül almak sana...

Suçlamak bize; katlanmak sana...

Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana...

Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana..."

Binalar yıkılır, yenileri yapılır. Ama hakikatler duvar yıkmakla yıkılmaz!

Biz size hakikatleri anlatmaya çalıştık!..

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar