Esat Kaplan

esatkaplan@enbursa.com

Bursa'da CHP neden kaybetti, 'Mustafa' neden kazandı?

12 Nisan 2019 Cuma, 20:38

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sözcü gazetesi Yazarı Deniz Zeyrek'e anlatıyor:

***

Resmi olmayan sonuçlara göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, Sözcü gazetesinden Özlem Gürses'e anlatıyor:

***

Şimdi de CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş'un seçimden 3 gün sonra yaptığı açıklamaya bakalım:

***

Millet İttifakı CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey ise seçim gecesi kronolojik olarak şu açıklamaları yaptı:

Bozbey, yüzde 2'den söz ederken, iktidar partisinin önünde kutlamalar çoktan başlamıştı!..

***

Peki, ne oldu, ne oldu da CHP Bursa'da kaybetti?

CHP, 16 milyonluk İstanbul'da 31 bin 186 sandığa sahip çıktı, ama 4 milyonu bile bulmayan Bursa'da 6 bin 841 sandığa sahip çıkamadı.

Öyle anlaşılıyor ki ne CHP Bursa İl yönetimi ne de Mustafa Bozbey, sandık görevi konusunda gerekeni yaptı. Bu konuda asıl görev elbette örgütündü.

Ne diyor Kaftancıoğlu: "Ekrem Bey, saha çalışmasını yürütürken, ben pek yanında görünmedim. 'İstanbul'da verilen her oya sahip çıkacağız' diye söz vermiştim. Bunu takıntılı bir şekilde yaptım."

Peki, Bursa örgütü kafaya neyi taktı?

Sandık görevlerini yerine getirmeyen partililerin gerekçesi neydi?

"17'si gitmedi, yerlerine yedekleri oturttuk, onlara da hesap soracağım" diyor Kaftancıoğlu.

Peki, Bursa'daki 791 sandık görevlisine kimse bir şey soruyor mu?

***

Mustafa Bozbey, ne anlattı Mehmet Ali Yılmaz ve Can Ertan'a?

"Seçim döneminde inanılmaz bir teveccühün yanı sıra bir tereddüt de vardı. İnsanlar 'Evet, oy vereceğiz, ama oylarımıza sahip çıkın' diyordu. Bu talebi sürekli İl Başkanına, İl yöneticilerine, İlçe Başkanlarına ilettik. Eğitimli, bilgili, her oya sahip çıkacak sandık görevlilerinin tayininin önemi üzerinde durduk. İl Başkanı, il yöneticileri, ilçe başkanları her defasında bize 'Hiçbir sorun yok, tamam' dedi, biz de olduğunu varsayıyorduk."

Böyle bir tabloda kuşkusuz kaybeden CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş, ilçe başkanları ve yönetimleridir...

6 bin 841 sandıktan 791'inde, başka deyişle toplam sandıkların yaklaşık yüzde 12'sinde bir tane bile CHP'li yoksa kaybedersiniz.

Kaybedersiniz, çünkü itiraz hakkınız olmaz!..

Sonra da genel başkan yardımcılarınız, milletvekilleriniz İstanbul'a nöbet tutmaya gider. Birinin de sosyal medyadaki onlarca "Ya Bursa?" sorusuna vereceği bir yanıt olmaz. Yüzleri de yoktur, çünkü ellerinde ıslak imzalı tutanak olmadıktan sonra, kimi kime şikayet edeceksiniz?..

CHP Bursa'da kaybetmiştir. Çünkü seçim başarısını ya da başarısızlığını referandum oylarıyla karşılaştırmazsınız. Bu olsa olsa, "Üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, istatistik" demektir!.. Bu kıyaslama kuyruklu yalandan daha büyüğüne sarılmak değil midir?

CHP Bursa İl yönetimi ve hatta genel merkezi, "İstanbul'da tanınırlığı en düşük adayla kazanırken, Bursa'da tanınırlığı herkesten daha yüksek adayla kaybetmeyi" nasıl açıklayacak?

***

Peki, Mustafa Bozbey neden kazandı?

851 bin 360 oy aldı. Rakibi Alinur Aktaş'tan 46 bin 932 oy daha az...

24 Haziran seçimlerinde CHP ve İYİ Parti'nin Bursa'daki oy toplamı 673 bin 628'di.

24 Haziran'daki 4'lü Millet İttifakı'nın Bursa'daki oy toplamı ise 696 bin 674'tü.

Yani Bozbey, sadece iki partinin adayı olarak, 24 Haziran'dan 154 bin 686 oy daha fazla aldı.

Her partiden 154 bin 686 oy...

"Ben Bursa'nın adayıyım" diyordu Bozbey...

Hakkı varmış!..

***

Peki, hiç mi hata yapmadı seçim sürecinde... Elbette yaptı...

Kendisine oy vermeye meyilli ya da sandığa gitmemeyi kafasına koymuş AK PARTİ ve MHP seçmenini etkisi altına alan "beka ve HDP" söylemine karşı etkili bir propaganda geliştirmedi ya da geliştiremedi. Yerelde kalmayı tercih etmek elbette bilinçli bir seçimdi, ama genel siyaseti böylesine etkileyen bu söylem karşısında 20 yıllık bir siyaset adamının daha net, kararlı ve ikna edici bir söylem geliştirmesi beklenirdi.

Meslektaşım ve çalışma arkadaşım Bülent Civanoğlu'nun tesbitidir, ki ben de katılıyorum:

İnegöl gibi sonucu belli olan, üstelik geniş bir coğrafyaya sahip bir ilçe yerine Yıldırım ve Gürsu gibi daha kolay sonuca ulaşabileceği seçim bölgelerine daha fazla mesai ayırabilirdi. Buradan yola çıkarak, bana kalırsa Bursa'da sonucu Osmangazi değil, Yıldırım belirledi bu kez. Kaldı ki CHP sandık sorununu çözmüş olsa Osmangazi'de de sonuç farklı olabilirdi.

Bütün bu analizleri uzatabiliriz. Ama ne kadar uzatırsak uzatalım, şu "utanç verici" sorulara yanıt bulmamız mümkün değil:

Çağdaş bir ülkede, demokratik bir ülkede, bir hukuk devletinde, nasıl olur da yurttaşlık ödevini yerine getirerek sandığa giden seçmenin oyu zayi edilir?

Sadece tek tek siyasi partilerin değil, devletin de sorumluluğu değil midir, o bir tek oya sahip çıkmak?

Çok mu safça bu sorular ya da çok mu...

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar