İsmail Kemankaş

Bursaspor kaldığı yerden!

23 Şubat 2020 Pazar, 22:57

Erzurum yenilgisinin üzerinden iki gün geçti. Yorumlar yapıldı, hata yapanlar belirlendi ama, suçlu bulunamadı. Meslektaşlarımın çoğu Burak Kapacak, Özer ve Şehu'nun yokluğunu bağladılar yenilgiyi...Büyük ölçüde doğru. Ama bir de, yok yere takımı eksik bırakanlar, oyundan çıkmayı kendine yediremeyenler ile sadece deplasmanda forma giyenler var. Sözün özü, oyun düzeni yerine, oyuncu düzenini sergileyen ve beş benzemezi bir araya getiren kadro yapısı ile bu kadar olur diyorum! Tamam, zorlukları yönetim oluşturmanın güçlüğünü, borcun tavan yapmasını, bunun da üç puanın silinmesine yol açtığını anlıyorum. Buna rağmen umutlanmadan da edemiyorum. Bu takım diyelim ki, ilk ikiye direk girdi ve Süper Lig'e yükseldi. Ondan sonrası ne olacak? Hangi iskelet üzerine eksikler giderilerek lig kadrosu oluşturulacak?

Bununla ilgili ilgisiz kimsenin pek ilgilendiğini sanmıyorum.

Herkes bugünü ve üç gün sonra yapılacak Altay maçını konuşmak istiyor. Gelecek kimsenin gündeminde değil!

Yine de Erzurum maçının özetine geleyim ve sizi bekletmeyeyim. Eksiklere karşın on bir kişi sahada...Bir takımın karşı yarı alan geçebilmesi için bu geçişi sağlayacak ya iyi kanat oyuncuları, ya da ve daha önemlisi orta alanda oyunu yönlendirici ayakları olması gerek. Burak Altıparmak-Selçuk ikilisi ile bu ihtimal zayıf. Gelelim kanatlara; Serdar geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada " bu lig gerçekten zormuş" cümlesi ile mükemmel bir itirafta bulundu! Erzurum'un rakımında ancak nefes almaya gücü yetti. Kanadın biri gitti. Sağ bek zaten zorunluluktan oynadı. Bu arada Tayfur'un hakkın yemeyelim, tek kıpırdayan oydu çünkü...

Deneyimli ayak diye lanse edilen Recep, kaçan son fırsatta "acaba ben nerdeyim ne yapıyorum" cümlesini kurdu mu? Deneyimli olan atamadı, genç ve yolun başındaki Sedat da tutamadı. İlk ve ikinci golde rakibine vuruş şansı verdi. Böyle oldu diye ondan vazgeçecek miyiz? Asla vazgeçilmez. Çünkü maç boyunca, orta alan desteği olmadan, o kadar çok yerinde müdahale yaptı ki, saymayı unuttum. Ama o göründüğü gibi Bursaspor'un geleceği...Yani iskeletin önemli kemiklerinden biri olma yolunda. Ev sahibi Erzurum için söylenecekler de aşağı yukarı aynı. Sisokko ve Pote kıpırdarsa rakipler sallanıyor. Yani orada da oyundan çok oyuncu düzeni hakim.

Neyse bu maçtaki futbol için bu kadar yorum yeter de artar bile!

Teknik adamlar mı, onları getiren adamlar mı ?

Asıl konuşmamız gerekeni sona sakladım bu hafta...Oturdum 1.Lig'in geçen hafta ilk beş sırasındaki takımların teknik adam karnesine baktım. Bu arada Adana Demirspor'un Başkanı'nın kim olduğunu öğrendim. Enteresan geldi...Tribünleri "çav bela" nidaları ve sol sloganlar ile inleten Demirspor'un başında Ethem Sancak'ın kardeşi, medya patronu ve bir süre önce kurşunlanan Murat Sancak varmış meğer...2 yılda dört teknik adam eskitmiş.

Neyse önce liderden başlayalım. Hatayspor'u 2.Lig'den çıkaran İlhan Palut, geçen yıl Süper Lig'i play off sonucu kaybetti ve bu sezon da takımının başındaydı. Ne oldu bilinmez 6.hafta sonunda yönetim işine son verdi. O da ne gariptir ki, Göztepe'ye gitti ve takımını bir yerlere doğru taşıyor.

İkinci sıradaki Erzurumspor sezona Muzaffer Bilazer ile başladı ama birliktelik 4 hafta sürdü, yerine Erkan Sözeri geldi. Sözeri ilk 4 haftada Giresun'da ve deneyimli bir kadro ile çalışırken beklenmedik yenilgiler sonrası ayrılmıştı.

Bursaspor'u zaten biliyorsunuz. Geçe sezon ilk haftalarda Gaziantep'ten yollanan Yalçın Koşukavak'ı getirdi. Ama ömrü uzun sürmedi. İşin daha ilginç yanı, o sırada ligin iddialı olması beklenen deneyimli takımı Akhisar da geçen yılın şampiyon teknik adamı Mehmet Altıparmak'ı göndermiş ve bir ara Koşukavak'ın ismini telaffuz etmişti. Sonunda Yılmaz Vural geldi.

Ne garip değil mi? Ama garip kim onu bulmak daha zor. Teknik adamlar mı, başkanlar mı? Devam edeyim, ligin dördüncü sırasındaki Adana Demirspor'da da sezon başında Ümit Özat vardı, o da 3. Haftada gönderildi, Vural gibi evinde sessizce oturan Uğur Tütüneker getirildi. Acaba bir yayın organının iddia ettiği gibi, Demirspor'da Başkan Sancak'ın talimatı ile aykırı görüşlü kimse yer alamayacağı için mi Tütüneker dendi bilemiyorum!

İşte en tipik örnek geliyor; Karagümrük...Lige Cüneyt Dumlupınar başlıyor, 7. Haftada kaptan Erkan Zengin durumu fark ediyor ve herhalde "ben bundan iyi yaparım" diyerek teknik sorumluluğu, hem de saha içinde kalarak üstleniyor. Üstelik yeterli diploması yok, yanına Mustafa Özer'i alıyor diploması için... Nostalji gibi...Bir anda 1950 li yılların takımlarını anımsıyorum bu modelle...

Ama olmuyor, bu kez çok deneyimli isim Giray Bulak geliyor Karagümrük'e...Erkan Adana'ya giderken, Mustafa Özer de Eskişehirspor'a teknik direktör oluyor. Giray Bulak 12. Haftada başlıyor ama ligin ikinci yarısını göremiyor. Sonra ne mi oluyor, Karagümrük bir diploma daha kiralıyor ve kağıt üzerinde Atılay Canel ile uygulamada bizim şampiyon kaptan Ömer Erdoğan'ı getiriyor. Nasıl ama, macera filmi gibi...Şimdi soruyorum; bu lig için ideal yönetim, ideal teknik adam ve ideal takım nasıl yapılabilir?

Sorunun yanıtını merakla bekliyorum...

Ve bu arada sizi fazlasıyla bıktırdığımı da biliyorum !

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar