İsmail Kemankaş

En doğrusu nerede?

15 Ekim 2017 Pazar, 22:01

Yazdığınız mecra enBursa adını taşıyorsa, böyle bir başlıkla konuya girmenin en doğru yöntem olduğunu düşündüm.

Belki de yanılırım. Çünkü bu tarz başlıklar, orta zekâdaki herkesin ilk aklına gelecek türden...

Olsun; buna razıyım, orta zekâlı olmayı, aklımı kaçırmaktan evla tutarım.

Neden mi, çünkü insanın aklına mukayyet olabilmesi için günümüzde hayli çaba sarf etmesi gerekiyor!

Bunu nereden mi biliyorum? Çok basit, binin Bursaray vagonuna uzunca bir yolculuk yapın, doğruyu göreceksiniz.

Her gün en az dört kez hafif raylı sistemde, hafif hafif uyuklayarak seyahat ediyorum. Bu arada, toplum katmanları ve kentteki gelişmeler hakkında, anketlere gerek olmadan fikir sahibi oluyorum. Öylesine birbirinden ayrı düşmüş insanlarla karşılaşıyorum ki, anlatmak bile zor.

Böyle bir topluluktan, hak arama veya haksızlığı protesto etmek gibi bir davranışı zaten bekleyemezsiniz.

İşte öylesine rutin bir günde, istasyonun platformuna çıktığımda, bir ilan vitrini gözüme adeta çarptı.

Müthiş bir başlıkla "Sabiha Gökçen 1 saat yakınınızda" biçiminde bir duyuru.

Sabiha Gökçen'in, Ulu Önder tarafından keşfedilmeden önce oturduğu Temenyeri mevkiindeki evinden söz ediliyor sandım ilk anda...

Oysa gerçek bir başkaymış. Yenişehir Havaalanı'nın pabucu dama değil de, Osmangazi Köprüsü'nden denize atılmış meğer! (Bunu sonradan öğreniyorum.)

Bursa ve çevresinden, Anadolu'nun herhangi bir yerine uçacak olanlar, lüks bir hizmetle, üstelik Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin jesti sonucu sarı otobüslerle önce İstanbul'a uçuruluyormuş.

Şaşırmamak elde değil...

Kendi şehrinde, binbir güçlükle yapımını gerçekleştirdiği havaalanını, kendi eli ile devre dışı bırakan bir anlayışın gerekçesini anlamaya çalıştım. Ama bu gelişmeyi bir türlü mantığıma oturtamadım.

Şaşırmak gibi bir kelime sarf ettim ya, aslında şaşırmam gerekenin bu olmadığını, istasyon merdivenlerinden inerken düşündüm.

Birlikte trende bulunduğum, yolculuk yaptığım yüzlerce insanın arasından, 20-25 dakikalık yolculuk sırasında bu konudan bahsedene de rastlamadım.

Eve geldiğimde, elektronik ortamdan okuduğum yerel gazetelerde, bırakın eleştiriyi bir de ne göreyim; bu büyük hizmetin ilanları konulmuş!

Buyur burdan yak!..

Sonra da bu işin peşine düştüm. Birkaç gün bekledim. İstanbul adına yayın yapan bir mecrada, bir meslektaşım konuyu enine boyuna ele almış.

Geriye kalanlardan ses yok.

Aslında meslektaşlarımı eleştirmek niyetinde de değilim. Çünkü onlar mevcut konumlarını tehlikeye sokmamaya çalışıyorlar.

Benim derdim yönetimlerle ve suskunluğunu bozamayan toplumla.

Nasıl oldu da Bursa yolcusunu, kendi otobüsü ile İstanbul'a taşıyan bir yerel yönetim anlayışı oluştu.

Ya da "yerel yönetim" görünümlü bir "genel yönetim" gerçeği ile mi karşı karşıyayız?

Kol kırılınca yen içinde kalmazsa bunu da öğrenebiliriz diyorum!

Başlangıç için bu kadarı da yeter derken, küçük bir tavsiyede bulunacağım; siz siz olun Bursaray'dan şaşmayın!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar