İsmail Kemankaş

İlk atak Avrupalı kramponlardan!

29 Mart 2020 Pazar, 19:24

Hakem, futbol için iptal düdüğünü çaldı. İyi ki de çalmış, çünkü spor aleminin tanıdığı, bildiği ve sevdiği bazı isimler de virüsün markajından kurtulamadı ve tedavi görüyor.

Virüs renk farkı gözetmeden, ülkemizin en gözde kulüplerinden teknik direktör, yönetici ve yakınlarını tuttu bırakmıyor.

Ama, bu ünlü sportif kişilikler, özel hastanelerde, her türlü tıbbi desteği alarak en kısa zamanda sanırım normal yaşama dönecek. Bundan memnun olduğumu da söylemeden geçmeyeceğim. En azından geniş kesimlere moral vermiş olacaklar.

Bundan eminim, emin olmadığım çok önemli bir konu daha var. Herkes bu tip tıbbi desteğe, bu ilgiye ve şansa sahip mi?

İşte can yakan soru da böyle. Bu konuda evde oturup edilgen biçimde, sadece duyduğu ile yetinen bizler, salgın hakkındaki en doğru, en gerçekçi haberleri bekliyoruz. Şüphelerimiz bitmediği için de endişemiz devam ediyor.

BABAYİĞİTLİK NE ZAMAN VE NASIL OLUR?

Korkularımızı depreştiren girişteki cümlelerimden sonra "yeşil sahalarda görmek istediğimiz" olaylardan da söz etmek istiyorum.

Önce, Avrupa'nın virüs merkezi ilan edilen İtalya'dan bir gelişme... Roma ve Fiorentinalı yönetici ve futbolcular 500 bin avro hedefiyle kampanya başlatmış. Yapılacak bağışlar, buraya dikkat edelim "Ulusal Virüs Enstitüsü" adına toplanıyormuş. Yani 2011 yılında kapatılan Hıfzısıhha Enstitüsü'nün karşılığı olan kuruma ve aşı ya da ilaç çalışmaları için...

Avrupa'da forma giyen bizim çocuklar da harekete geçmiş ve kampanyaya katılmaya başlamış. Bursaspor Kaptanı Selçuk bu çalışmada önder gibi görünüyor. Çok güzel hareketler bunlar... Toplanan para ya da vaat edilen yardım, yoksul ailelerin ve dışarıya çıkamayan yaşlıların iaşelerini temin etmek için. Yani İtalya' da yapılandan oldukça farklı. Takdir etmemek ihanet olur. Tamam; ama yardım salgını önlemenin direkt kendine değil de, halkı evlerinde tutmak isteyen Devlet İdaresi'nin yapması gerekene destek gibi bir izlenim uyandırıyor. Geçmişte bu işi Kızılay yapardı, akıbeti ne oldu bu kurumun?

Demek ki, bizim kültürümüze göre yapılması gereken bu olsa gerek!

Futbolcu gençlerimize teşekkür ederken, aslında gözlerim ve kulaklarım "ülkenin babayiğitlerini" görmek, duymak istiyordu.

Hani, yerli oto için talimatla bir araya gelebilen, otoyolların, şehir hastanelerinin yap-işlet-devret sistemindeki patronları, limanları uzun süreli kiralayanlar, elektrik dağıtım işini ihale ile alanlardan söz ediyorum. Liste uzar belki ama kim ihale yoluyla en büyük devlet payını kaptı bilemediğim için listeyi bitirdim.

Neden bunları sıraladım? Yanıt hemen; bunların en büyüklerinin hemen hepsi, profesyonel şubesi olan kulüplerde başkan ve yönetici olan zat-ı muhteremler.

Makale spor ve futbola dair, futbolcuların salgın dayanışması üzerine olunca birden aklıma geliverdiler!

CORONA GİBİ FUTBOL DA MUTASYONA UĞRAR MI?

Hani her alanda, özellikle dünya düzeninde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak düşüncesi var ya; ben de özellikle profesyonel futbol yönetiminde değişim olur mu diye merak ediyorum.

Kendinize sorun ve yanıtlamaya çalışın. Kulüp yönetim sistemi, şimdiki gibi yine, blok üye yaptıktan sonra da seçimle işbaşına gelerek, sınırsız borçlanarak hiçbir müeyyide ile karşılaşmadan çekip gitmek üzerine mi olacak? Hisselerinin bir bölümü halka arz edilen veya tamamen birkaç şahsa ait şirket modeli mi olacak? Kulüpler, şimdiki gibi ülkede önde gelen birkaç futbol simsarının elinde kalarak mı takım yapacak. Yoksa kendi araştırma ekiplerini oluşturup, oyuncu satışından kâr yapacak duruma mı gelecek?

Öz kaynağını yeterli seviyeye getirerek, sadece A Takım'a oyuncu vermek yerine, ürettikleri sporculardan bonservis geliri elde etmeye mi yönelecek?

... Ve...ve... ve bu oyunun küresel ya da global bir endüstri kolu olduğunu mu anlayacak? Bu soruların yanıtı verenler, yaşı kaç olursa olsun üniversite sınavından bile yüksek puan alır! Ben sadece söylüyorum, gerisini bilemem, henüz o seviyeye gelemedim, önümde uzun yıllar var çünkü!..

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar