İsmail Kemankaş

Tarih yine 27 Aralık

26 Aralık 2019 Perşembe, 23:35

Tarihimizde 27 Aralık gününün önemi büyüktür... Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkarak bağımsızlık yolunda ilk adımı atar. Ardından Amasya ve burada çok önemli bir genelge yayınlanması, 23 Temmuz'da Erzurum ve 4 Eylül'de Sivas kongreleri yapılır.

Gazi ve arkadaşları bu toplantılar sonucunda, milli irade hükümeti kurulması için bir meclisin toplanması kararını halk ile birlikte alır. Ardından her ile haber gönderilerek, birer temsilcisini Ankara'ya göndermesi istenir.

27 Aralık 1919 günü saat 14.00'te Mustafa Kemal ve arkadaşları Dikmen sırtlarından Ankara'ya giriş yapar. Bu giriş, Türkiye Cumhuriyeti'ne giden yolda ilk büyük adımdır.

Bu gün yine 27 Aralık gününü idrak ediyoruz, ama yıl 2019...Yani Gazi'nin Ankara'ya gelişinin 100. yılı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "yerli ve milli ilk otomobilin" İtalya'da yapılan tasarımını ve ilk örneği Gebze'de ve büyük olasılıkla Cuma namazı çıkışı 14.00'te yapacaktır. Yapacaktır diyorum, bu satırlar dün gece yazıldı da ondan.

Acaba bu tarihi tören, 27 Aralık 1919 'un 100. yılına bilerek mi denk getirildi?

Yerli otomobilin ilk adımı, Türkiye Cumhuriyeti'ne atılan ilk adım kadar önemli mi göründü veya?

Olabilir ya da olmayabilir. Bunlar benim tahminim.

Bugünün de Türkiye için çok önemli olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Elektrikli yerli otomobili yapmak için bir araya gelen kurum ve sahipleri de ülkemizin önde gelen girişimcileri... Bu nedenle 2022 yılında üretime geçilecek yerli otomobilin, önemli bir marka olabileceği konusunda umudum halen var.

Gazeteci kuşkusu ya, ister istemez aklıma bu kez 29 Ekim 1961 tarihi takılıyor. Hani o filmlere konu olan Devrim otomobilinin ilk deneme sürüşünü yaparken, 27 Mayıs Darbesi'nin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in bindiği otonun benzininin bitmesi skandalı olmuştu ya...

Ama bu kez iş sağlama alınmış, yeni oto elektrikli!

Neden sadece bu muydu bilemem. Bildiğim Devrim projesinden hemen vazgeçilmiş olduğu... Acaba her zaman olduğu gibi ABD parmağı mı vardı ?

Yıllar önce Bursa'nın duayen sanayicilerinden merhum Talât Diniz'e bu konuyu sorduğumda "Türkiye'ye otomobil yaptırmazlar" demişti.

Bu kez koşullar daha gerçekçi. Elektrikli otonun yanı sıra deneme sürüşünü bizzat yapacak olan darbeci değil, yarım kalmış darbenin mağduru Erdoğan... Darbeler kafaya mı oluyor ki, hemen otomobil yapımı öne çıkıyor!

Bu da şaka canım...

Olasılıklar, yaşanmışlıklar ve şaka bir yana, aslında içimizde küçük şüphe uyandıran, tasarımın İtalyan firması tarafından yapılarak, Türkiye'ye büyük gizlilik içinde gönderilişi ile garip biçimde örnek otoyu getiren lojistik firmasının reklamının işin özünden öne çıkması!

Sakın kızmayın; öküz altında buzağı aramıyorum, sadece küçük şüphelerimi sizinle paylaşıyorum. Aslında bir konudaki alınganlığımı sona sakladım.

Hani Bursa otomotiv kentiydi? Türkiye'de milli kasa ve profil kasa, yani karoser imalatı ilk kez Bursa'da yapılmamış mıydı? İki kocaman binek otomobil fabrikası, onların yanında otobüs ve ağır vasıta üretimi Bursa'da yapılmıyor muydu? Yan sanayi için insan kaynağı dahil tüm birikimler kentimizde yok muydu?

Benim algım oldukça zayıf sanırım... İsminin başında OYAK ya da TOFAŞ olsa da, bu iki fabrikanın birinin İtalyan, diğerinin de Fransız ortakları ile tam yerli olmayan oto ürettiklerini bir an için unuttum.

Bu konuda bir küçük anekdot daha; yıllar önce Bursa'nın otomobil kenti olduğunu vurgulamak için yaptığım belgeselin adını Amerika'ya öykünerek "Bizim Detroit" diye koymuştum. Ne bileyim Gebze'nin "yeni otoyolda" bizi sollayıp otomobilin başkenti olma ihtimalini!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar