Mustafa Gültekin

Bursa'ya bir Regent's Park yakışmaz mı?

25 Haziran 2020 Perşembe, 23:34

Önceki gün,

"Sahi kimdi O başkan adayı" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Özetle, bizim önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Altepe ile ABD'nin şimdiki başkanı Donald Trump'ın kafadar olduklarına işaret ederek, her ikisinin de "Küresel Isınma ve İklim Değişikliği"ne inanmadıklarından bahsetmiştim.

Hatta Recep Altepe,

"Küresel Isınma ve İklim Değişikliği"nden bahsedenleri, "şom ağızlılar" olarak niteleyip, böyle bir şey olmadığından dem vurarak, Allah'ın işine karışmamamız gerektiğini öğütlemişti, aralarında Süleyman Soylu'nun da bulunduğu Ak Partili topluluğa...

O yazıda,

Recep Altepe'nin inanmadığı küresel ısınmanın doğal sonucu olarak yaşanan sel felaketinin mallarımızı ve canlarımızı alıp götürdüğüne değinip, şehir olarak daha fazla geç kalmadan, "Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Eylem Planı" hakkında çok ciddi düşünmemiz gerektiğini hatırlatmıştım.

Yerel yöneticilerimiz,

Yazdıklarımızla birlikte konuyu ne kadar ciddiye aldılar bilmiyorum fakat Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum geç de olsa konuyu önemsemiş. "Geç de olsa" derken Bakan Kurum'un geç kaldığını kastetmiyorum. 18 yıldır aralıksız devam eden Ak Parti iktidarlarının ve daha da önemlisi yerel yöneticilerin geç kaldığını söylüyorum. Hatta geç kalmak şöyle dursun, bu konuları dile getirenlere, "şom ağızlılar" diyecek kadar cahilce yaklaşıldığını ve bunun da bakın nelere mal olduğunu hatırlatmak istiyorum.

"Zararın neresinden dönersek kardır"

Züğürt tesellisiyle Bakan Kurum'un açıklamalarını can gözüyle okuyup, can kulağıyla dinleyip, canımızı dişimize takarak ve hiç vakit kaybetmeden hayata geçirmeyi öneriyorum.

Bakan Kurum, şunları söyledi:

**İstanbul ve Bursa'da meydana gelen doğal afet, iklim değişikliğinin en çarpıcı göstergelerinden biridir. Yapılan tahminler, önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğinin sebep olduğu iklim krizinin dünya nüfusunun üçte birini doğrudan etkileyeceğini gösteriyor.

**Bakanlık olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli vazifelerimizden biri olarak görüyoruz. Vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, iklim krizinin şehirlerimize etkisini en aza indirmek için tüm bölgelerimizi kapsayan çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

**Karadeniz'de başlattığımız İklim Değişikliği Eylem Planımızı yakında diğer bölgeler için de ilan edeceğiz. Hazırlığını sürdürdüğümüz mevzuatla her şehir 'Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı'nı hazırlayacak. Bu planlar, illerimize iklim kriziyle mücadelede yol haritası olacak.

**Afetler nedeniyle benzer acıları tekrar yaşamamak için riskli bölgelerde,dere yataklarında yapılaşmaya asla izin vermiyoruz. Vatandaşlarımızın güvenle yaşamalarını sağlayacak konutlarımızı iklim duyarlı, enerji verimli ve yerel yapı malzemeleri kullanarak inşa ediyoruz.

**İklim değişikliğiyle ilgili tüm veri ve paydaşların toplanacağı İklim Değişikliği Platformu'nu kuracağız. İçinde bilimsel çalışmaların yer alacağı platform, zengin bir veri tabanı oluşturacak. İklim değişikliği ile mücadele için hazırlanacak projelere hibe desteği sağlayacağız.

**İl ve ilçelerimizde İklim Değişikliği Daire Başkanlığı ve Şube Müdürlüğü kurulması için Yönetmeliğimizi yayımladık. Bu noktada belediyelerimiz teşkilatlanmalarını tamamlamalı ve hazırlayacakları eylem planlarını bir an önce hayata geçirmelidir.

**Başta yerel yönetimlerimiz olmak üzere, her bir vatandaşımızı iklim krizine karşı mücadeleye omuz vermeye davet ediyorum. İklim değişmeden biz değişelim. Küresel boyutlu bu sorunun üstesinden alışkanlıklarımızı değiştirerek gelelim.

Bakan Kurum'un,

Bu çok önemli açıklamalarını yerel yöneticilerimizin dikkatine sunup, yazının başlığında sorduğumuz soruya dönelim şimdi. "Bursa'ya bir Regent's Park yakışmaz mı?"

Regent's Park,

Londra'nın en güzel mekanlarından birisi. 410 dönüm üzerine; yani, bizim Yunuseli Havaalanı kadar bir alanda kurulu. Havuzlar, göller, spor sahaları, yürüyüş yolları, açık hava tiyatrosu, çocuk oyun alanları, çiçek bahçeleriyle birlikte içinde bir de kolej barındıran muhteşem bir park. Şimdi, başta, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş olmak üzere, bütün yerel yöneticilere, şehrin milletvekillerine, siyasi parti il, ilçe başkanlarına, STK'larına, gazetecilerine bir öneride bulunmak istiyorum. Suni gündemleri, kayıkçı kavgalarını bir tarafa bırakalım. Gelin, el ele verelim ve Yunuseli Havaalanı'nı "Regent's Park"a dönüştürelim. Çocuklarımıza armağan edelim.

SON SÖZ:

Yunuseli Havaalanı'nı imara açıp, şehir için iyi niyetli bir kazanç elde etmek isteniyor olabilir. Fakat unutmayalım, Doğanbey de, Timsah Arena da iyi niyetle başlanmış bir girişim değil miydi?.. Bugün şehrin kalbine saplanmış birer hançer olarak görüyor ve kahrolmuyor muyuz? Gelecekte aynı pişmanlığı burada da yaşamayalım. Yunuseli Havaalanı'nın çevresinde kötü bir yapılaşma var. Boş alanı değil de bu yapılaşmış alanı, bütün caddeleri parka çıkacak şekilde projelendirip imara açsak ve kentsel dönüşüm yapsak, burası çok kıymetli bir mekana dönüşür ki; yine, şehir için oluşturulmak istenen rant fazlasıyla ortaya çıkar. Eğer, Başkan Aktaş, burasının imara açılması isteğine direnebilir ve böyle bir şaheseri Bursa'ya kazandırırsa kimsenin kuşkusu olmasın gelecek nesiller O'nun heykelini dikerler. Bence henüz vakit varken bu konuyu daha detaylı bir şekilde düşünelim, tartışalım. Bursa'nın Londra'dan neyi eksik?

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar