Mustafa Gültekin

Kahramana ödül yok!

15 Eylül 2020 Salı, 22:18

Evet, ödül yok ama ölüm var.

Adalete halel getirmemek için siper edilmiş bir kalp düşünün. Adam kayırmayı, torpili, usulsüzlüğü hayatının amentüsü eylemiş çete kılıklı düzenbazların baskısı sonucu kriz geçirsin. O kriz ki; başlara taç edilmesi gereken bir insanın hayatına mal olsun.

Tek kelimeyle bu bir cinayet.

Haram ekmekle büyümüş yalan ağası, ahlak fukarası vicdan cücelerinin işlediği bir cinayet bu. Toprağın suyunu kurutup, taşlardan şeref dilenirken adaleti gölgeleriyle boğan ölü taklitçilerinin güpegündüz işlediği bir cinayet üstelik.

Yazının, aslında yasımın

Hemen başında belirteyim ki; bu kursakları helali kusmuş, yeryüzü hiçlerinin sebep olduğu azap yüklü vahim olayda; en az onlar kadar, hukuksuzluğun, usulsüzlüğü, liyakatsizliğin besi yerine çevirdikleri makamlarda her şeyi kendilerine hak görüp, hesap vermez, had bilmezleri, hak etmedikleri makamlara atayanlar ve arkalarında duranlar da sorumludur.

Kahredici olay,

Muğla'da gerçekleşse de, aslında memleketin her yerinde hemen her gün öyle ya da böyle yaşadığımız veya şahit olduğumuz türden bir olay. Buradaki tek fark, kalbi, bu denli hilekarlığa, pisliğe ve pişkinliğe dayanamayan bir insanın hayata gözlerini yumması.

Gelin hikayeyi, Abdulbaki Değer'in kaleminden okuyalım.

"Hüdayi Baş, bir yılı aşkın süredir Muğla Olgunlaşma Enstitüsü'nde müdür vekili olarak görev yapmaktadır. Başarılı çalışmalarıyla asil müdürlük kadrosunu beklediği sıralarda enstitünün ihtiyaçları doğrultusunda dört usta öğretici kadrosu için sınav açar. Hüdayi Baş'ın şikâyet dilekçesinden öğrendiğimiz kadarıyla Muğla Milli Eğitim Müdürü, sınava komisyon başkanı olarak usulsüz şekilde ilçe şube müdürünü görevlendirir.

Buna rağmen sınavın adil bir şekilde yapılması sağlanır ve kazanmayı hak edenler belirlenir. Ancak Muğla İl Milli Eğitim Müdürü tarafından Hüdayi Baş'ın eline yayınlaması için, sınava girip de kazanamayanların isimlerinden oluşan başka bir liste tutuşturulur. Bu kişileri almak zorunda olduğu vurgulanır. Yapılan dayatmayı kabullenemeyen Baş, ilgili Genel Müdürü bilgilendirir ve Genel Müdür'den yaptığının doğru olduğu ve yanında oldukları yönünde bir yanıt alır. Bunun üzerine Hüdayi Baş, Genel Müdür'ün talimatıyla 21 Ağustos'ta gerçek kazanan listeyi okulun internet sitesi üzerinden yayınlar.

Hüdayi Baş, 24 Ağustos 2020 günü Muğla İl Milli Eğitim Müdürü tarafından makamına çağrılır, kendisinden sitede açıklanan listeyi kaldırması ve kendi verdikleri listenin yayınlanması talep edilir. Aksi takdirde istifa etmesi gerektiği söylenir. Bunun üzerine tansiyonu yükseldiği için makam odasında baygınlık geçiren Hüdayi Baş, hastaneye kaldırılır. Bu durumu fırsat bilen il milli eğitim idarecileri, enstitünün müdür yardımcısına baskı yaparak listeyi kaldırtırlar. (Bu arada Bakanlıktan Hüdayi Baş'ın müdürlük kadrosu gelmiştir fakat kendisine tebliğ edilmediği gibi kadronun iptali için bakanlık nezdinde girişimde bulunulmuştur.)

Yaşadığı sıkıntılı süreçte Menteşe Kaymakamlığı'na ve Genel Müdür'e bilgi verme amaçlı yazdığı dilekçede bu yaşananların sağlığını ve çalışma şevkini bozduğunu ifade eden Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hüdayi Hoca, 8 Eylül Salı günü geçirdiği kalp krizi sonrası kurtarılamayarak hayatını kaybetti."

İnsanın tüylerini diken diken eden,

Okurken bile çileden çıkartan bu türden haksızlık, hukuksuzluk, liyakatsizliklere Bursa'da da bolca rastlıyoruz. İşte bir tanesi de bizim başımızda. Biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi kendi tasarruf alanında bile olmayan ve tamamen hukuksuz olarak, sırf zaman zaman eleştiriyoruz diye bizim medyanın elektriğini, suyunu kesmeye, geçici yayın yaptığı binayı yıkmaya yeltendi. Allah'tan adalet gecikmedi de, sonrasında hem Ak Parti'nin, hem Büyükşehir'in taşıyamayacağı bir infial önlenmiş oldu.

SON SÖZ:

O değil de, bu insanlar, bürokratik işleyişi bu denli içler acısı hale getirecek, kelimeleri kifayetsizleştirecek cesareti nasıl buluyorlar. Bu gücü nereden, kimden alıyorlar? Asıl sormamız, sorgulamamız gereken taraf burası değil mi? Evet, en başta da söylediğimiz gibi bu ülkenin kahramanlarına ödül yok fakat ölüm çok. Ama her şeye rağmen ölüm pahasına da olsa hakkı hukuku savunan Hüdayi hocaların varlığı, kırıntı nispetinde de olsa gelecek adına ümitvar olmamızı sağlıyor. Ruhun şad, mekanın cennet olsun Hüdayi Hoca.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar