Nail Özer

'Fecr-i Ati'nin aydınlığında

27 Aralık 2019 Cuma, 22:57

2019 bitti. Yakında bir gece yarısı, biz yenisinin gelişini kutlarken, kapımızın soğuk eşiğinden çıkıp gidecek.

"Senelerin dili olsa da konuşsa"' denir. Hâlbuki dili vardır senelerin ve zaten esas söyleyeceklerini gittikten sonra söyler.

Nietzsche, "... Elveda, bana izin verilenden ötesini gördüm" demiş hayatı için. Onunla aynı günlerde, Van Gogh Theo'ya yazdığı bir mektubunda "... bana izin verilenleri görmeye çalışıyorum" diye yazmış. Aynı yıllarda yaşamış ancak birbirlerinin eser ve fikirleri ile karşılaşmamışlar maalesef. Hayatları bu sözleri ile ne kadar da örtüşüyor.

Klasik umut ve niyet dilekleri ile başlar yeni yıl... Çoğunlukla da gelecek yıl üzerinden konuşulur. Hâlbuki üzerinde konuşulması gereken geçmiş yıl olmalı, diye düşünürüm.

Bize verilenden fazlasını yaşayabildik mi? Yoksa bize izin verileni yaşamaya çalışırken, koskoca yıl elimizden avucumuzdan kayıp gitti mi?

Nietzsche'nin mi, Van Gogh'un mu kader ortağıyız!

Bu evvel zaman filozoflarının böyle insanı köşeye sıkıştıran fikirleri, sözleri var, yüz yıl da geçse üstünden, döner dolaşır bir yüzleşmeye vesile olur.

Geçmiş yıllar diyordum. Homo Sapiens, yani modern insan, günümüzden altmış bin yıl öncesinden beri var. Evrim halkasının çeşitli formlarındaki varlığının ise yüzbinlerce yıl öncesine gittiği biliniyor. Komik olan ise bizim zamanı şunun şurasında 2020 yıldır, ölçüyor olmamız.

Fecr-i atinin (*) aydınlığında, zamanı, varlığımızı ve yaptıklarımızı önemsemek için uydurmuşuz. Yeni yılda yeni şans... Yeni yılda yeni umut... Yeni yılda yeni kararlar. Ya da geçen yılda kalan küskünlükler, geçen yılla giden üzüntüler, geçen yılda yaptıklarımız ya da yapamadıklarımızın neşesi ile avunup hüznünden kurtuluveriyoruz böylelikle...

Hâlbuki geri dönüşü olmayan zamanın tek bir tesellisi olabilir; "hayatı izin verilenden fazlası" ile yaşayabilmek.

Öte yandan, Van Gogh gibi "izin verilen kısmı" dahi yaşamak için yeterli zamana, güce, olanağa sahip olamadan o zamanı kaybetmek de biz insanoğlu ve kızının kendisine "ömür" adıyla sunulan rolünün bir parçası, bu zaman denizinde.

Hayat böyledir. Yıllar gider ve bize bıraktıkları ile nasıl yaşayacağımız bizim ellerimizdedir. Kâh Hacivat-Karagöz gibi yalnızca bir gölge oyunuyla bahşedilmiş ölümsüzlüğün lezzetiyle, kâh telafisi olmayan zamanların kederiyle.

enBursa.com'un tüm değerli takipçilerine 2019'un bu son yazısında mutlu ve sağlıklı günler diliyorum.

* Fecr-i ati: Geleceğin şafağı.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar