Nail Özer

twitter.com/naylozer

'Joker'

19 Ekim 2019 Cumartesi, 13:43

Film, bu kez de Arthur Fleck karakteri ile, sinemada çokça senaryoya konu olmuş palyaço maskesi ile başlıyor...

Bu sıradan başlangıç yüzünden, basit bir kurgu üzerine, aksiyon beklentisi ile koltuğuma geri yaslanırken, yanımdaki sudan bir yudum alıp, filme karşı lakayt bir edayla koltuğa az daha gömüldüm.

Küçük bir dairede yaşlı annesinin tüm ihtiyaçları ile ilgilenip, komedyenlikle hayatını kazanamaya çalışan Arthur (ileriki sahnelerde anlayacağımız üzere) çocukluk travmalarının neden olduğu bir boşlukta yuvarlanmaktadır. Benliğinin savrulmaları, onu her seferinde nedenini bilmediği kötücül ve baş edilemez duygularla karşı karşıya getirir. Terapi seanslarını sağlayan sosyal fonlar şehir yönetimi tarafından kesilir. İlaçlarını da alamaz, sonun başlangıcındadır artık...

Hikayenin gerçekliği beyaz perdeden beni hızla içine çektiğinden bir daha koltuğuma hiç yaslanamadım. Derin bir huzursuzluğu, annesinin "Mutlu" diye seslendiği Arthur ile birlikte yaşamaya başladığımı, sanırım, söylememe gerek yok!

İsterik gülme krizlerini tetikleyen acı, endişe ve yetersizlik duyguları çok belirgindir, önleyemez. Böylelikle Arthur'un iç çatışmalarının şiddetle dışa vurumu, şehirde bir dizi olayı da tetikler. Aynı anda annesi ile olan bağının geçmişten gelen acılarının da bağı olduğunu keşfeder. Bu keşif onu "iyileştirirken", sona daha çok yaklaştıracak kararlarına da neden olacaktır.

Başrol oyuncusu Joaquin Phoenix, Arthur Fleck karakteri ile kendi acıları üzerinden toplumu sıkıştığı yerden çıkaran, şizofrenik bir ideolojinin kahramanını canlandırıyor aslında...

Spoiler vermeden itiraf etmeye çalışacağım; JOKER bu kez isterik anlamda değil, koltuğuna yaslanıp o dehşetin içinde gerçek kahkahalar atarken, ben de koltuğuma tekrar yaslanıp, onun intikamcı iyileşmesinin keyfini yaşadım.

Sıradan bir konunun üzerine inşa edilen harikulade kurgu, sinema teknikleri ve müzik ile bir araya gelince; JOKER ününe yaraşır estetikte ve etkileyicilikte bir filme dönüşmüş.

Müslüm Gürses, "Yakarsa Dünyayı Garipler Yakar" demişti. Biraz böyle de bakabilirsiniz.

Sinemanın evrensel dili ile bir garibin hikâyesi olan JOKER filminde bakalım siz neler hissedeceksiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar