Selahattin Adıgüzeller

sadiguzeller@gmail.com

14 Şubat Sevgiliye Ne Alsam Günü!

14 Şubat 2020 Cuma, 22:57

Dünyada kutlanıyordu, bize de sıçradı maalesef...

Uzun zamandır 14 Şubat'ı Sevgililer Günü olarak kutluyoruz.

Dün de kutladık!

Kutladık derken, sevgilisi olanlar kutladı, olmayanlar "Oh ne güzel bu yıl da hediye ve yemek masrafından yırttık!" diyerek kendilerini teselli ettiler.

Bazıları da, "Aylardan şubat, bu sene de bekar gezdik be Kubat!" diye dövündüler.

***

Laf aramızda;

Bir de, sevgilisi olduğu halde, sırf hediye almamak için "Bırak kızım bu gâvur adetlerini, bunlar hep kapitalist düzenin tezgâhı. Bize her gün sevgililer günü" diyenler var.

Fakat sevgilisi ona pelüş ayı hediye etse, çocuklar gibi sevinir!

Bu tiplere halk arasında "cimri, hödük, öküzgiller" gibi tanımlamalar yapılıyor.

Bu tiplerin genelde evli çiftler arasından çıkması ayrı bir trajedi...

Vatandaşa "Hediye almıyorsun bari çiçek götür yıllarca kahrını çeken eşine" diyorsunuz, hemen kaşlarını dikiyor:

"Eski köye yeni adetler çıkarma kardeşim! Sevgilim mi o benim, kırk yıllık eşim, niye çiçek götüreyim? Ben ömrümü vermişim ona çiçek ne ki!"

***

Sanki kural var, çiçek ve hediye yalnız sevgiliye götürülür diye!

Bazıları ise bilerek götürmüyor, sevgilinin veya eşinin "Ne yapayım yanında tek taşı olmayan çiçeği, gülü, hiç getirme daha iyi" şeklinde tepki göstermesinden çekiniyor. Onlara bir sözüm yok!

Bu arada;

14 Şubat'ta hediyeleri karıştıran, sevgiliye aldığını eşine kaptırarak aşk kazası yaşayan çapkınların olduğunu da duydum ama inanmadım tabii...

Benim en gıcık olduğum tiplerse, sosyal medyadan duygusal paylaşımlar yaparak, günü bedavaya getirmeye çalışanlar...

Benim tepkim o uyanıklara...

Aşk üzerine özlü sözler resim ve emojiler paylaşmak senin neyine, al ekmeğini yoğurdunu git evine!

VATANDAŞ MERKEZDE!

Hafta içinde Bursaray'da, şehir merkezine doğru gidiyorum.

Karşımdaki koltukta, ben yaşlarda bir vatandaş oturuyor.

Fakat vatandaş hiper aktif ve çenesi düşük biri, yüksek sesle saydırıyor iktidara, muhalefete, onlara oy verenlere, vermeyenlere...

Resmen nutuk çekiyor vagondaki yolculara...

Ekonomiden giriyor Suriye'den çıkıyor... Siyasetçiyi bırakıyor medyaya sarıyor.

Ne ülkenin sorunlarını bıraktı ne Bursa'nın sorunlarını...

Arada ağzının ayarı da kaçıyor.

Sarhoş filan da değil... Haplanmış gibi de görünmüyor.

Baktım müdahale eden yok. Yolcular tepki göstermeden dinliyor.

Dayanamayıp elimLe sus işareti yaparak seslendim:

"Anladık çok dertlisin ama böyle uluorta konuşma, devlet büyüklerimize saydırma, götürürler sonra merkeze!"

Başladı gülmeye...

"Merak etme hocam! Beni bir yere götüremezler! Merkez benim!"

Dedikten sonra, ceketinin iç cebinden bir kâğıt çıkarıp uzattı:

"Bak kapı gibi doktor raporum var benim! Dokunamazlar ki bana!"

Raporu görünce, ben de gülmeye başladım:

"Konuş o zaman kardeşim, dök içini, sen bari rahatla!"

Millet deliye hasret, biz akıllıya!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar