Selahattin Adıgüzeller

sadiguzeller@gmail.com

ABD'li özgür fahişeler

08 Kasım 2019 Cuma, 09:38

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasında güvensizliğin pik yaptığı, sıkıntılı bir dönemde gidiyor ABD'ye...

Keşke hiç gitmese, diyenlere katılıyorum...

Yalnız kendi halkı değil, tüm dünya gördü ki delinin ipiyle kuyuya inilir, Başkan Trump'ın ipiyle inilmez!

Petrol kuyuları hariç tabii!

O yüzden bu gezide Trump'a çok dikkat etmeli Tayyip Bey...

Yalnız ona değil, ABD'li entelektüel fahişelere de!

Kimler mi onlar? Hatırlatalım...

Solcu, aynı zamanda Karl Marks'ın da yakın arkadaşı olan gazeteci Swinton, 1880'li yıllarda New York Times gazetesinde yazmaktadır.

Gazete bir Yahudi işadamı tarafından satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler özgür basının onuruna kadeh kaldırması için Swinton'u da kürsüye davet ederler.

Yazar, elinde kadehi, kürsüye çıkar ve şu tarihi konuşmayı yapar:

"Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika'da özgür bağımsız basın diye bir şey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de... Hiçbirimiz düşündüklerimizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemeyiz. Bunu yapmaya kalktığımızda yazdıklarımızın önceden basılmayacağını biliriz. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iş arıyor olacaktır.

Çünkü; çalıştığımız gazeteler bize düşüncelerimizi özgürce yazmak için değil, tam tersine yazmayalım diye ücret ödüyor.

Biz gazetecilerin işi;

Gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine ve iktidara dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna, yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de...

Yeteneklerimiz, olanaklarımız ve yaşamlarımız, hepsi başkalarının malı... Bizler entelektüel fahişeleriz!"

Dikkatinizi çekerim, gazeteci Swinton, bu sözleri ta 1880'lerde söylemiş...

İnsan haliyle merak ediyor...

Yazarın tam 140 yıl önceki gazetecilikle ilgili o sözleri, yalnız ABD basını için miydi, yoksa dünyanın her yerinde de hala geçerli mi acaba?

Ne dersiniz?

Hasta mı Müşteri mi?

Medicana Hastanesi'nin dünkü basınla sohbet toplantısında, konu döndü dolaştı, özel hastanelerin hizmete bakış açılarına geldi.

Sağlık hizmeti almaya gelenlere hasta olarak mı bakıyorlar yoksa müşteri olarak mı?

Sonuçta, şifa da dağıtsalar ticari kurumlar!

Medicana Bursa Genel Müdürü Remzi Karşı, "Biz, gelen vatandaşa müşteri olarak bakmaya kesinlikle karşıyız" dedi.

Hastanenin geleceğe dönük hedeflerini paylaşan Kurumsal İletişim Direktörü Kurtuluş Okutan da kanser ve yaşlılığa bağlı hastalıklardaki ürkütücü artışa dikkat çekti.

Remzi Bey ve Kurtuluş Hanım'ın özellikle bana bakarak, hastanede saç dikimi de yaptıklarını ısrarla hatırlatmalarına ise bir anlam veremedim!

Emeklinin kaderi

Ne garip bir ülkeyiz...

Çalışan, yaşa takılıp emekli olamıyor... Emekli olan da maaşa takılıp, mutlu olamıyor!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar