Selahattin Adıgüzeller

sadiguzeller@gmail.com

C19'dan G20'ye: 'Ne oldi, rengin soldi?'

27 Mart 2020 Cuma, 23:02

Atalarımız ne güzel demiş;

"Güvenme güzelliğine, bir sivilce yeter!"

Bugünleri görseydiler, o sözü şöyle güncellerdi:

"Güvenme, orduna, S400'ne, F35'ine, petrolüne, gazına, teknolojine, ekonomine, bir virüs yeter!"

***

Dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip ülkelerin oluşturduğu G20 adlı uluslararası bir siyasi platform var biliyorsunuz...

Bu G20'ye üye ülkelerin liderleri önceden kararlaştığı tarihlerde ve şehirlerde bir araya gelirler.

Gündemdeki meseleleri konuşur, sorunlara çözüm ararlar...

Genelde havanda su döverek geçer toplantılar...

Körler, sağırlar birbirini ağırlar!

Herkes birbirine sahip olduğu zenginlikler üzerinden hava atar.

Sonra hazırlanan yazılı bildiriyi imzalayıp, medyaya toplu bir barış fotoğrafı vererek, zirveden dağılırlar.

***

Önceki gün de vardı G20 Zirvesi...

Fakat bu defa "yusuf yusuf" formatında geçti, buluşmak yerine sanal ortamda bir araya geldi liderler.

Video konferans yöntemiyle selamlaşıp, konuştular, tartıştılar.

Bol bol ağlaştılar!

Nedeni malum...

Covit-19 yani koronavirüs denilen bela yüzünden!

Haberlerde izledim, zirveye katılan siyasi liderlerin hepsinin yüzü asık, şaşkın, yorgun ve solgundu.

***

Solmasın da ne yapsın?

Düne kadar kasım kasım kasılıyor, "Benim ordum, ekonomim, sağlık, güvenlik sistemlerim böyle güçlü... Uzaydan yerdeki karıncayı bile izleyen uydu teknolojim, düşmanı saklandığı ininde bulup yok eden akıllı bombalarım, silahlarım, sineği havada yakalayan savunma sistemlerim var" diyorlardı.

Fakat Covid-19 yüzünden G20'nin karizması da kimyası da bozuldu!

Çin'in Wuhan şehrinden çıkan bir virüs, kendi dünyayı dolaşırken, insanları ise evlerine hapsetti!

Gittiği ülkelerde halkın sağlığını sosyal hayatlarını, hükümetlerin sağlık sistemini, ekonomisini perişan ediyor.

Havadan, karadan, denizden sınır tanımıyor, elini kolunu sallaya sallaya geziyor bitli turist gibi...

Dokunan yanıyor!

Saraylara da giriyor, en korunaklı villalara, parlamentolara, stadyumlara, camilere de...

Anne, babaya, eşe, evlada, kardeşe bir dosta sarılmak, dokunmak şöyle dursun, yaklaşamıyoruz bile!

Bir elimizde sabun, diğerinde kolonya, gözümüz market raflarında, kulağımız sağlık bakanında...

Hapşırmaya, öksürmeye, vücudumuzda her hangi bir yere dokunmaya, toplu ulaşım araçlarına binmeye korkuyoruz.

***

Maskeli baloya döndürdü dünyayı hain virüs!

Acıması da yok, ne yaşlı dinliyor ne genç, ne zengin, ne fakir, ne siyasetçi, ne prens...

Ünlü, ünsüz yakaladığına 'çak' yapıyor!

Yalnız onlara mı?

Akıllı füzelerine, bombalarına, silahlarına, petrolüne, gazına, ekonomisine güvenen ülkelere ve onların burunlarından kıl aldırmayan liderlerine de "Masum insanları öldürmek kolay, hadi delikanlıysanız beni bulup öldürün o silahlarınızla" diye meydan okuyor...

Nanik yapıyor maskesinin altından!

Haykırıyor adeta G20'ye C19:

"Dünya 5'den, ben hepinizden büyüğüm! Akıllı olun! Tek virüsle feleğiniz şaştı, ya iki üç tane olsaydık?"

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar