Selahattin Adıgüzeller

sadiguzeller@gmail.com

Sen tutkunsun ben sürgün!

21 Mayıs 2020 Perşembe, 19:23

İki üç ay kadar önce konuk olduğum Yusuf Yüzlüler Derneği'nde tanışmıştık Doğu Türkistanlı Abdulkadir'le...

Bursa'ya üniversite eğitimi için gelmiş, pırıl pırıl bir genç...

Bize, Çin devletinin Doğu Türkistanlı Müslümanlara asimilasyon adı altında yaptığı zulmü anlatmıştı...

Anlatmıyor adeta yaşıyordu...

O konuşurken gözleri doluyor, boğazı düğümleniyor, bizler hüzünleniyorduk.

Anlattıkları, ülkelerinde yaşananların medyada çıkan haberlerden çok daha vahim ve acıydı...

Özellikle, okumak amacıyla ülkelerinden ayrılan gençlerin, geri dönmeleri için ailelerine yapılan psikolojik baskı ve işkence iddiaları...

Ne yazık ki;

Üzülmekten, sabır dilemekten ve inancından, ırkından dolayı kardeşlerimize bu zulmü yapanları lanetlemekten başka bir şey gelmiyordu elimizden...

Önceki gün, Abdulkadir'in doğum günüydü...

Günle ilgili sosyal medyada duygu yüklü paylaşım yapmış, anne ve babasına her satırı hasret kokan bir mektup yazmış...

İşte yalnız hasret değil duygu ve çaresizlik yüklü o mektubunun bir bölümü:

"Anne senin beni doğurduğun günün kutlu olsun...

Sen tutkunsun ben sürgün!

Hiç aklımdan çıkmıyorsun ki, bilesin 1.662 gündür her geçen günümü sürgündeki son günüm diye sayıyorum annem.

Annem canım annem keşke senin yanına gidebilsem, ayağına çöküp anne ben geldim senin oğlun geldi diyebilsem...

Canım annem seni çok özledim.

Senden ayrılırken bu ayrılığın bu kadar çetin ve acımasız olacağını hiç düşünmemiştim, senden bu kadar fazla ayrı kalmayı hiç düşünmemiştim ama hayat çok acımasız olabiliyor...

Evden 1 Kasım 2015'de ayrıldığımdan beri bir daha görüşemedik annem.

İletişim çağındayız ama telefonda dahi sesini dinleyemiyorum. Hayatta olmana rağmen çiçek alıp yanına gidemiyor, halin nedir diye soramıyorum.

Evet doğru okudunuz...

4 yıl, 54 ay, 237 hafta, 1.662 gün, 39.826 saat, 2.392.600 dakika oldu annemden ayrıldığımdan beri zaman durdu benim hayatımda.

Evet babamdan da bahsedeyim...

Babam benim Türkiye'de eğitim aldığım için 2016 Haziran'dan beri Çin zindanlarında...

Durumunu bilmiyorum, onunla da görüşemiyorum.

Ailesi hayatta olup da görüşememek, sesini dahi duyamamaktır Doğu Türkistanlı olmak...

Ailesi acı çekerken seyirci kalmaktır, elinden hiçbir şey gelmemektir..."

Sabret Abdulkadir kardeşim!

Ailenle birlikte doğum günleri kutlayacağın, annene babana kavuşacağın güzel günlerin de olacak elbet...

İnan buna!

Kesme asla umudunu!

Sizlere bu zulmü yapanların ve zulüm karşısında üç maymunu oynayan ülkelerin bir virüsle ne hale geldiklerini gördük...

Allah'ın terazisi şaşmaz!

Mazlumdan akıtılan tek damla gözyaşının bile hesabını sorar!

Sen ve arkadaşların yeter ki okuyun, eğitimlerinizi başarıyla tamamlayın...

Ailelerinizin çektiği acılar boşa gitmesin!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar