Yüksel Baysal

Gerçeğin peşinde koşmanın bedeli var!

30 Mart 2020 Pazartesi, 19:14

Bir lanet mikrop nedeniyle evlerimizde kısılıp kaldığımız bir dönemde, iktidarın peçeyle Kanal İstanbul ihalesini yapmasına artık akıl tutulması bile denilemez.

"Koyun can derdinde, kasap et derdinde" tanımlaması uygun ama kimin kasap, kimin koyun olacağının belli olmadığı bir dönemdeyiz.

"Allah kimseyi akıl sağlığından mahrum etmesin" diyelim şimdilik...

***

Aklın uçup gittiği bir başka konu, TBMM'de yakında gündeme gelmesi beklenen kod adı ceza infaz indirimi, gerçek kimliği ise af olan uygulama...

Galibu bu konuda da söylenen sözler yalanıp yutulacak, kişiye tapanlar dönüp, "Dün böyle söylemişti, bugün ne değişti?" demeyecekler.

Hani "Devlete karşı işlenen suçları devlet affedebilir ama kişiye karşı işlenen suçların affı olamaz" denilmemiş miydi?

***

TBMM'ye sunulacak af yasası, devlete karşı işlenen suçlar (ki bir kısmı silahlı eyleme dönüşmeyen düşünce ifade edenleri içeriyor) affedilmezken, uyuşturucu tacirlerine hapishaneden çıkış yolu görünüyor.

***

Bir de siyasal iktidarın intikam için içeri attığı, içerde tuttuğu isimler var. Gözümüzün önünde yaşanan hukuk katliamını bir kenara bırakıyorum.

Af teklifi yasalaştığı taktirde gerçeğin gazetecileri Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç içerde tıkılı kalmaya devam edecek, hırsızlar dışarda cirit atacak.

AKP adaleti herhalde böyle oluyor?

Peki, niçin tutuklandı Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu?

Araştırmacı gazeteciliğin büyük ismi Soner Yalçın yönetiminde Odatv gibi halka gerçekleri anlatan medya organından ışık saçtıkları için..

Metastaz kitabı ile gerçeği, yalın gerçeği ortaya koydukları için...

Bütün günahların FETÖ'ye yazılmasının mantıksızlığını kanıtladıkları için...

Ergenokon, Balyoz, Odatv gibi tertip davalarının günahının sadece FETÖ'ye yüklenemeyeceği gerçeğini dile getirdikleri için...

Tarikatlara, cemaatlere, İslamcı militanlara karşı devletin bağışıklık sistemini AKP'nin yok ettiğini anlattıkları için...

Daha kitabın girişinde, "'İlk taşı en günahsız olan atsın' dendiğinde en günahkarın kürsüye oturduğu bu mahkemenin hükmünü (nün doğruluğunu-Y.B) şimdiden nasıl söylebiliriz?" sorusunu sordukları için...

"Bir sabah kapılarını çalıp çocuklarını almaya gelmeselerdi FETÖ'yle hiç hesaplaşmayacaklardı" diye yazdıkları için...

"Hukuk çürüyor, güvenlik çöküyor, bürokrasi kayboluyor. Gavsların, mürşitlerin, hocaların sistemi, devletin ve kamunun üstüne iniyor" dedikleri için...

"Her cemaatin kendi havuzunu oluşturduğu bir devlet yapılanması ortayı çıkıyor" saptamasından bulundukları için...

***

Bu yazının dipnotu: Metasaz'da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile ilgili bilgiler de var. İki Barış, İskenderpaşa cemaatinden olan Koca'nın Sağlık Bakanlığı'nda Menzilcileri durdurmak için Tayyip Erdoğan tarafından özellikle seçildiğinin altını çizmişlerdi.

BİR İNTERNET SİTESİ NEDEN BU KADAR GÖZÜNÜZE BATTI?

Odatv'nin yayınının engellenmesi, gazetecilerin içeri alınması, bir okur olarak haber alma özgürlüğüme müdahaledir.

Türkiye'nin basın tarihi, özgürlükler mücadelesi tarihidir. Aynı zamanda yazıdan, haberden korkanların tarihidir.

Farklı olanı anlatmayan, renksiz, kokusuz, tuzu başkaları tarafından konulan haberler, köşe yazılarıyla dolu Türk yandaş basını...

Bırakın da, bizim gibi Anadolu'da yaşayan, az buçuk okuyup yazan insanın doğru haber alma hakkını engellemeyin!

Odatv'yi rahat bırakın!

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar