Yüksel Baysal

Kadın cinayetleri!

22 Temmuz 2020 Çarşamba, 23:00

İktidar ve onun yancıları İstanbul Sözleşmesi'ni gündeme getirirken, kadın cinayetleri artarak devam ediyor.

Doğu Perinçek de "İstanbul Sözleşmesi'ne kim karşı çıkıyorsa doğru yapıyor" sözleriyle bu kervana katıldı.

Hayırlı olsun!

Da ne İstanbul Sözleşmesi bu cinayetleri sonlandırıyor ne de imzayı geri çekmek sorunu çözecek.

Önce rakamları vereyim:

2010 yılında 121 kadın cinayeti olurken, bu sayı 2017 yılında 409'a, 2018 yılında 440'a, geçtiğimiz yıl da 474'e yükseldi.

2020 yılında Pınar Gültekin'le bu sayı 120'ye ulaştı.

***

Tıpkı demokrasi gibi içselleştiremediğimiz bir durum kadın sorunu...

"Dedenin üvey torunla ilişkisinde bir sorun yoktur" diyen Diyanet İşleri Başkanlığı bir kültürü temsil ediyor.

Egemen kültür bu olunca, kadınlar, erkek egemenliğinin altında "mal" gibi görülüyor.

'Malını" başkasına kaptıran kendinde öldürme, yok etme hakkını görüyor.

Savaşılması gereken esas anlayışı budur.

***

Oysa erkekler şöyle bir çevrelerine baksa, kadınların pek çok işi bizden daha iyi yaptıklarını görecekler.

Onlar olmadan eğitim olmaz, onlar olmadan sağlık hiç olmaz. Pandemi döneminde buna bir kez daha tanıklık ettik.

Kadın olmadan üretim de olmaz; onlarsız tarımın ve sanayinin çarkları durur.

Aç kalırız, susuz kalırız, fakir bir ülke oluruz.

Kadını erkekten ayırarak veya eve kapatarak çözüm bulacağını sananlar büyük yanılgı içindeler!

***

Peki çözüm ne?

Ana okulundan başlayarak, üniversite sonuna kadar kadın ve erkeğin eşit bireyler olduğunu Türk insanına benimsetmek...

Yüz yılların biriktirdiği eşitsizliği gidermenin başka yolu yok.

AK SAÇLILAR DEMOKRASİ BİLDİRİSİ YAYINLAMIŞ!

İçlerinde Bursa'dan, danışmanlığını yaptığım Başbakan eski Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır'ın da bulunduğu bir grup "'Kimse bana dokunmaz, beni ilgilendirmez' rehavetine kapılmasın, hepimiz tehdit altındayız" başlığı altında ülkenin gerçeklerini dile getiren bir bildiri yayınladı.

İktidarın propaganda aygıtlarında yer bulmayan bu uyarıda Türkiye'de demokrasinin, hukukun ve insan haklarının büyük tehdit altında olduğunu, basın ve ifade özgürlüğünün yok olma noktasına geldiğini anlatıyor 'Aksaçlı' 101 isim...

İçlerinde çok saygı duyduğum, demokrat çizgisinden ödün vermemiş aydınlar yer alıyor.

Ancak bir de yanar dönerler var ki, bunlar başka ülkelerin deneyimlerinden ders almamış kişiler...

Siyasal İslam'ın nasıl bir cehennem yaratabileceğinin farkına varmayan aymazlar.

Kullanılıp sümük mendili gibi bir kenara atıldılar.

Şimdi "Silinmiş cevizlerin altını arıyorlar."

***

Cumhuriyet mitinglerini askeri vesayete karşı çıkmak adına karalayan, Ergenekon, Balyoz süreçlerine destek veren Ali Bayramoğlu, Aydın Engin, Cengiz Çandar, Fehmi Koru, Cengiz Aktar, Ertuğrul Günay, Halil Ergün, Hasan Cemal, Oya Baydar, Orhan Pamuk, Şevket Pamuk, Baskın Oran anımsayabildiğim isimler...

Bunlarla Yalçınbayır'ın, Altan Öymen'in, Zülfü Livaneli'nin, Ercan Karakaş'ın, Korkut Boratav'ın ne ilgisi olabilir?

Diğerleri günah çıkarabilir ancak her dönemin demokrat insanları bu metne imza atarak, bu adamlarla aynı yerde anılmamalıydılar.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar