Yüksel Baysal

Kemal Kılıçdaroğlu size ne yaptı?

27 Temmuz 2020 Pazartesi, 16:17

37. Olağan Kurultay'ın en dikkat çekici cümlesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Dostlarımızla iktidar olacağız" sözleriydi.

CHP içinde bunu anlamak istemeyenlerin sayısı bir hayli fazla...

Oysa sistem değişti, yüzde 50 artı bir oy gerekiyor ülkeyi yönetmek için...

Bu ancak dostlarınızın sayısını arttırmak, düşmanlarınız sayısını eksiltmekle mümkün olabilir.

CHP içinde bir grup var ki, analiz yeteneğinden yoksun bir şekilde konuşmaya devam ediyorlar; 31 Mart seçimlerinde AKP-MHP bloğunu büyükşehirlerde darmadağın etmiş Kemal Kılıçdaroğlu'na düşmanlığı sürdürüyorlar.

Kılıçdaroğlu giderse, bunlar bayram edecek, CHP de iktidara gelecek sanıyorlar.

Allah akıl fikir versin diyeceğim ama çok zor!

Kemal Kılıçdarolu'nun başarısız olması suç, başarılı olması da suç...

Daha doğrusu var olması suç!

Hepsi için söyleyemem ama pek çoğunun genlerinde ırkçılık var.

Yoksa, Kemal Kılıçdaroğlu şu şu yanlışları yaptı, bunun için çekilmeli diyebilecek olanlara saygı duyacağım ama bilgiyle, veriyle konuşan yok.

Tek argümanları '6 seçim kaybetti, gitsin' şeklinde...

Son seçimini başarısını da başkalarının hanesini yazıyorlar.

Türkiye'nin koşulları belli...

1945'den bu yana sürekli bir gericilik pompalanıyor. Bu bazen komünizm düşmanlığı olarak ortaya çıkıyor bazen ortaçağ din anlayışı olarak...

Amerika başta olmak üzere emperyalist güçler, yerli işbirlikçileriyle yeşil kuşağı oluşturmak için toplumu bir ağ gibi sardılar.

Kolay mı 75-80 yıllık kuşatmayı kırmak?

İsmet İnönü girdiği hemen bütün seçimleri kaybetti ancak 1972 yılında çekildi.

Üstelik dünyanın, ülkenin koşulları sol için daha uygun olduğu halde Bülent Ecevit ile Deniz Baykal da pek çok kez seçim kaybettiler.

Ayrıca sık lider değiştiren partilerin durumunu biliyoruz; ANAP, DYP siyaset mezarlığında yerini aldı.

Sosyalistlerin un ufak olduğu, Kürtlerin etnik siyaset sevdasına kapıldığı bir toplumsal yapıdan sihirli ittifaklarla yol almaya çalışıyor Kemal Kılıçdaroğlu...

HDP'li Kürt etnik duyarlılığı olan insanla, Türk milliyetçisi, ülkücü İYİ Partili birini CHP'ye oy kullandırmak, yılların ördüğü düşmanlığı duvarını çatlatmak kolay mı?

***

Toplumu kendi çevrelerinde yaşayan bir avuç elitistle karıştıran bu tiplerin gıdası güzel konuşmak, süslü laflar etmek, iktidar olmasa da gazının alınması...

En güzel konuşan, en yakışıklı, en polemikçi beyaz Türk Muharrem İnce aday oldu da, ne oldu?

Küçümsemiyorum elbette yüzde 30 barajını aşmak çok önemliydi. Ama futbolda olduğu gibi siyasette de haticeye değil neticeye bakılıyor. Netice de Tayyip Erdoğan tek başına yüzde 52 oyla başkan oldu.

***

Başta İstanbul olmak üzere 11 büyükşehiri kazandıran, Bolu, Kırşehir gibi kentleri CHP-Millet İttifakı belediyesi yapan stratejiyi kim kurdu?

Kemal Kılıçdaroğlu...

Öyleyse bu kin, bu öfke, bu düşmanlık niye?

Amaç CHP'yi eleştirmek olduğunda hiç geri durmayan bu tipler, imza meselesine de taktılar.

CHP'nin onurlu kurultay delegelerine iftira atmaya kalkıyorlar.

Oysa delegeler pek çok süzgeçten geçerek o noktaya geliyorlar.

Niye iradelerini başkalarına ipotek etsinler?

Aytuğ Atıcı, Tolga bilmem ne, İlhan Cihaner'in ne özelliği var ki, gidip imza verecekler.

Bu tiplerin delegenin iradesine bile saygıları yok.

Bir de "CHP'de tek adam yönetimi var" diyenlere acı acı gülmek istiyorum.

Tek aday ile tek adam arasındaki farkı anlamayacaklar ama şunu belirtmiş olayım ki, CHP'de mahalleden başlayarak, il ve ilçe kongrelerinde müthiş yarışlar yaşandı.

Genel Merkez aksini arzu etmesine karşın...

Genel Merkez haklı olarak, parti içi yarışlarda çok kırgınlık oluyor, ortak listeler çıksın, uzlaşma olsun istiyor.

Bu arkadaşlara demokrasinin bir uzlaşma rejimi olduğunu, farklılıkların bir arada yaşamasının güvencesi olduğunu anlatmak zor.

Bunlar kargadan başka kuş tanımaz, kesinlikle empati yapmazlar.

Bunu söyleyenleri AKP, MHP'de bir aylık üye stajına göndereceksin anlayacaklar durumu...

Bir tek yarışın yaşanmadığı, her şeyin yukardan atamayla gerçekleştiği yapıları görüp, sonra CHP'ye mum olacaklar!

Gelelim "Dostlar" meselesine...

Bu yeni dostlar tek adam rejimine hayır diyen herkes olacak. Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve belki Büyük Birlik Partisi...

Demokrasi ortak paydasında buluşmanın neresi yanlış?

Farklıları şimdilik bir kenara koyup, parlamenter sistem, basın ve ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğünde birleşmek, Türkiye'yi bu çıkmazdan kurtarmak bırakalım CHP'yi, kendine solcu diyenlerin en temel görevi değil mi?

***

Bu yazının dipnotu: Çok şükür ki, sesleri çok çıkan bu tiplerin CHP'de sayıları çok az. Tembel oldukları için, çalışmayı hiç sevmedikleri, emek vermedikleri için de parti içinde varlıkları sıfıra yakın. Sosyal medya bülbülleri olarak tarihin çöplüğünde yerlerini alacaklar.

BURSA CHP KURULTAYI'NDAN GÜÇLÜ ÇIKTI!

31 Mart 2019'da yapılan yerel seçimleri kaybetmesine karşın Bursa örgütü CHP 37. Kurultayı'ndan güçlü çıktı.

Bursa örgütünün sıcak bakmadığı ancak çalışkanlığı ve üretkenliğiyle parti örgütlerinin gönlünü kazanan Orhan Sarıbal ile Prof. Dr. Lale Karabıyık, (ki bu dönemde pek varlığı hissedilmedi) Parti Meclisi'nde yerlerini korurken, Bursa örgütünün istediği Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu PM'ye girmeyi başardı.

Bursa'daki hemen her etkinlikte halkın ve partililerin yanında olan Kayışoğlu, bu çalışkanlığının ödülünü Parti Meclisi'ne girerek aldı.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar